786. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَامِرِ بْنِ رَبِيعَةَ، قَالَ رَأَيْتُ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ بِالْعَرْجِ وَهُوَ مُحْرِمٌ فِي يَوْمٍ صَائِفٍ قَدْ غَطَّى وَجْهَهُ بِقَطِيفَةِ أُرْجُوَانٍ ثُمَّ أُتِيَ بِلَحْمِ صَيْدٍ فَقَالَ لأَصْحَابِهِ كُلُوا . فَقَالُوا أَوَلاَ تَأْكُلُ أَنْتَ فَقَالَ إِنِّي لَسْتُ كَهَيْئَتِكُمْ إِنَّمَا صِيدَ مِنْ أَجْلِي .
Ve bana Mâlik'ten; Abdullah b. Ebî Bekir'den; Abdullah b. Âmir b. Rebîa'dan [nakledildiğine göre] o şöyle dedi: Osman b. Affân'ı Arc mevkiinde gördüm. O ihramlıydı; sıcak bir yaz gününde yüzünü erguvan renkli kadife bir örtüyle örtmüştü. Sonra kendisine av eti getirildi. Arkadaşlarına: "Yiyin" dedi. "Sen yemiyor musun?" dediler. Dedi ki: "Ben sizin durumunuzda değilim; o ancak benim için avlandı."