787. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ، أَنَّهَا قَالَتْ لَهُ يَا ابْنَ أُخْتِي إِنَّمَا هِيَ عَشْرُ لَيَالٍ فَإِنْ تَخَلَّجَ فِي نَفْسِكَ شَىْءٌ فَدَعْهُ تَعْنِي أَكْلَ لَحْمِ الصَّيْدِ . قَالَ مَالِكٌ فِي الرَّجُلِ الْمُحْرِمِ يُصَادُ مِنْ أَجْلِهِ صَيْدٌ فَيُصْنَعُ لَهُ ذَلِكَ الصَّيْدُ فَيَأْكُلُ مِنْهُ وَهُوَ يَعْلَمُ أَنَّهُ مِنْ أَجْلِهِ صِيدَ فَإِنَّ عَلَيْهِ جَزَاءَ ذَلِكَ الصَّيْدِ كُلِّهِ . وَسُئِلَ مَالِكٌ عَنِ الرَّجُلِ يُضْطَرُّ إِلَى أَكْلِ الْمَيْتَةِ وَهُوَ مُحْرِمٌ أَيَصِيدُ الصَّيْدَ فَيَأْكُلُهُ أَمْ يَأْكُلُ الْمَيْتَةَ فَقَالَ بَلْ يَأْكُلُ الْمَيْتَةَ وَذَلِكَ أَنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى لَمْ يُرَخِّصْ لِلْمُحْرِمِ فِي أَكْلِ الصَّيْدِ وَلاَ فِي أَخْذِهِ فِي حَالٍ مِنَ الأَحْوَالِ وَقَدْ أَرْخَصَ فِي الْمَيْتَةِ عَلَى حَالِ الضَّرُورَةِ . قَالَ مَالِكٌ وَأَمَّا مَا قَتَلَ الْمُحْرِمُ أَوْ ذَبَحَ مِنَ الصَّيْدِ فَلاَ يَحِلُّ أَكْلُهُ لِحَلاَلٍ وَلاَ لِمُحْرِمٍ لأَنَّهُ لَيْسَ بِذَكِيٍّ كَانَ خَطَأً أَوْ عَمْدًا فَأَكْلُهُ لاَ يَحِلُّ وَقَدْ سَمِعْتُ ذَلِكَ مِنْ غَيْرِ وَاحِدٍ وَالَّذِي يَقْتُلُ الصَّيْدَ ثُمَّ يَأْكُلُهُ إِنَّمَا عَلَيْهِ كَفَّارَةٌ وَاحِدَةٌ مِثْلُ مَنْ قَتَلَهُ وَلَمْ يَأْكُلْ مِنْهُ .
Ve bana Mâlik'ten; Hişâm b. Urve'den; babasından; Müminlerin annesi Âişe'den [nakledildiğine göre] o, kendisine şöyle dedi: "Ey kız kardeşimin oğlu! O sadece on gecedir. Eğer içinde bir şüphe oluşursa onu bırak." —Av eti yemeyi kastediyordu. Mâlik, kendisi için bir av avlanan, bu av kendisine hazırlanan ve onun kendisi için avlandığını bilerek ondan yiyen muhrim adam hakkında dedi ki: "Onun üzerine o avın tamamının cezası gerekir." Mâlik'e, ihramlı iken ölü hayvan (leş) yemeye mecbur kalan adam hakkında; "Av avlayıp onu mu yesin, yoksa leş mi yesin?" diye soruldu. Dedi ki: "Bilakis leşi yesin. Çünkü Allah tebâreke ve teâlâ, muhrime avı yeme ve onu yakalama konusunda hiçbir durumda ruhsat vermemiştir. Fakat zaruret halinde leş konusunda ruhsat vermiştir." Mâlik dedi ki: "Muhrimin avdan öldürdüğü veya boğazladığı şeye gelince; onun yenmesi ne helal (ihramsız) kimseye ne de muhrime helaldir. Çünkü o (şer'î usulle) kesilmiş değildir. (Muhrim) ister hatayla ister kasten (yapsın), onun yenmesi helal olmaz. Bunu birden fazla kişiden işittim. Avı öldürüp sonra onu yiyen kimseye gelince; onun üzerine, tıpkı onu öldürüp de ondan yemeyen kimse gibi tek bir kefaret gerekir."