869. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، أَنَّ مَوْلاَةً، لِعَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ يُقَالُ لَهَا رُقَيَّةُ أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا، خَرَجَتْ مَعَ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِلَى مَكَّةَ - قَالَتْ - فَدَخَلَتْ عَمْرَةُ مَكَّةَ يَوْمَ التَّرْوِيَةِ وَأَنَا مَعَهَا فَطَافَتْ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ثُمَّ دَخَلَتْ صُفَّةَ الْمَسْجِدِ فَقَالَتْ أَمَعَكِ مِقَصَّانِ فَقُلْتُ لاَ . فَقَالَتْ فَالْتَمِسِيهِ لِي . فَالْتَمَسْتُهُ حَتَّى جِئْتُ بِهِ فَأَخَذَتْ مِنْ قُرُونِ رَأْسِهَا فَلَمَّا كَانَ يَوْمُ النَّحْرِ ذَبَحَتْ شَاةً .
Bana Yahya anlattı; o Malik'ten; o Abdullah b. Ebi Bekr'den; o Amre binti Abdurrahman'ın Rukıyye denilen azatlısından rivayet edildiğine göre; (Rukıyye) ona şunları anlatmıştır: "Amre binti Abdurrahman ile birlikte Mekke'ye (gitmek üzere) yola çıktım. Amre, Terviye günü (Zilhicce'nin 8. günü) Mekke'ye girdi. Ben de yanındaydım. Kabe'yi tavaf etti, Safa ile Merve arasında sa'y yaptı. Sonra Mescid'in sofasina (üstü kapalı kısmına) girdi ve: 'Yanında makas var mı?' dedi. Ben: 'Hayır' dedim. O: 'Benim için bir makas bul' dedi. Ben de arayıp buldum ve ona getirdim. Saçının uçlarından (bir miktar) kesti. Kurban Bayramı günü olunca da bir koyun kesti."