870. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ صَدَقَةَ بْنِ يَسَارٍ الْمَكِّيِّ، أَنَّ رَجُلاً، مِنْ أَهْلِ الْيَمَنِ جَاءَ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ وَقَدْ ضَفَرَ رَأْسَهُ فَقَالَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِنِّي قَدِمْتُ بِعُمْرَةٍ مُفْرَدَةٍ . فَقَالَ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ لَوْ كُنْتُ مَعَكَ أَوْ سَأَلْتَنِي لأَمَرْتُكَ أَنْ تَقْرِنَ . فَقَالَ الْيَمَانِيُّ قَدْ كَانَ ذَلِكَ . فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ خُذْ مَا تَطَايَرَ مِنْ رَأْسِكَ وَأَهْدِ . فَقَالَتِ امْرَأَةٌ مِنْ أَهْلِ الْعِرَاقِ مَا هَدْيُهُ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ فَقَالَ هَدْيُهُ . فَقَالَتْ لَهُ مَا هَدْيُهُ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ لَوْ لَمْ أَجِدْ إِلاَّ أَنْ أَذْبَحَ شَاةً لَكَانَ أَحَبَّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أَصُومَ .
Bana Yahya anlattı; o Malik'ten; o Sadaka b. Yesar el-Mekkî'den rivayet edildiğine göre: Yemen halkından saçlarını örmüş bir adam Abdullah b. Ömer'e geldi ve: "Ey Ebu Abdurrahman! Ben sadece umre (umre-i müfrede) niyetiyle geldim" dedi. Abdullah b. Ömer ona: "Eğer seninle beraber olsaydım veya bana (önceden) sorsaydın, sana kıran haccı yapmanı emrederdim" dedi. Yemenli adam: "Artık iş işten geçti (öyle niyet ettim)" dedi. Abdullah b. Ömer: "Saçının dağınık kısımlarından (ucundan) al ve bir kurban (hedy) kes" dedi. Irak halkından bir kadın: "Onun kurbanı nedir ey Ebu Abdurrahman?" diye sordu. (İbn Ömer): "Onun kurbanıdır" dedi. Kadın tekrar: "Onun kurbanı nedir (cinsi nedir)?" diye sorunca Abdullah b. Ömer: "Eğer bir koyun kesmekten başka imkân bulamasaydım bile, (koyun kesmek) bana oruç tutmaktan daha sevimli gelirdi" dedi.