1016. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، أَنَّهُ سَمِعَهُ يَقُولُ أَتَتِ امْرَأَةٌ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ فَقَالَتْ إِنِّي نَذَرْتُ أَنْ أَنْحَرَ ابْنِي . فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ لاَ تَنْحَرِي ابْنَكِ وَكَفِّرِي عَنْ يَمِينِكِ، . فَقَالَ شَيْخٌ عِنْدَ ابْنِ عَبَّاسٍ وَكَيْفَ يَكُونُ فِي هَذَا كَفَّارَةٌ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ إِنَّ اللَّهَ تَعَالَى قَالَ وَ {الَّذِينَ يُظَاهِرُونَ مِنْكُمْ مِنْ نِسَائِهِمْ} ثُمَّ جَعَلَ فِيهِ مِنَ الْكَفَّارَةِ مَا قَدْ رَأَيْتَ .
Bana Mâlik'ten anlattı; Yahya b. Said'den; Kasım b. Muhammed'in şöyle dediğini işitmiş: Abdullah b. Abbas'a bir kadın geldi ve: "Ben oğlumu kurban etmeyi adadım" dedi. İbn Abbas: "Oğlunu kurban etme, yeminin için kefaret öde" dedi. İbn Abbas'ın yanındaki yaşlı bir adam: "Bunda nasıl kefaret olur?" dedi. İbn Abbas: "Allah Teâlâ {İçinizden kadınlarına zıhar yapanlar...} buyurdu, sonra da gördüğün kefareti koydu" dedi.