1099. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، أَنَّهُ قَالَ قَالَ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ أَيُّمَا رَجُلٍ تَزَوَّجَ امْرَأَةً وَبِهَا جُنُونٌ أَوْ جُذَامٌ أَوْ بَرَصٌ فَمَسَّهَا فَلَهَا صَدَاقُهَا كَامِلاً وَذَلِكَ لِزَوْجِهَا غُرْمٌ عَلَى وَلِيِّهَا . قَالَ مَالِكٌ وَإِنَّمَا يَكُونُ ذَلِكَ غُرْمًا عَلَى وَلِيِّهَا لِزَوْجِهَا إِذَا كَانَ وَلِيُّهَا الَّذِي أَنْكَحَهَا هُوَ أَبُوهَا أَوْ أَخُوهَا أَوْ مَنْ يُرَى أَنَّهُ يَعْلَمُ ذَلِكَ مِنْهَا فَأَمَّا إِذَا كَانَ وَلِيُّهَا الَّذِي أَنْكَحَهَا ابْنَ عَمٍّ أَوْ مَوْلًى أَوْ مِنَ الْعَشِيرَةِ مِمَّنْ يُرَى أَنَّهُ لاَ يَعْلَمُ ذَلِكَ مِنْهَا فَلَيْسَ عَلَيْهِ غُرْمٌ وَتَرُدُّ تِلْكَ الْمَرْأَةُ مَا أَخَذَتْهُ مِنْ صَدَاقِهَا وَيَتْرُكُ لَهَا قَدْرَ مَا تُسْتَحَلُّ بِهِ .
Bana Mâlik'ten anlattı; Yahya b. Saîd'den; Saîd b. el-Müseyyeb'den; Ömer b. el-Hattâb'ın şöyle dediği rivayet edildi: "Bir adam bir kadınla evlenir de onda delilik, cüzzam veya alaca hastalığı bulunur ve adam onunla zifafa girerse, kadına mehrinin tamamı verilir. Bu (ödenen mehir), kocası lehine velisinin üzerine bir borçtur (tazminat)." Mâlik dedi ki: "Bu tazminatın kocası lehine veliye yüklenmesi ancak, onu evlendiren velinin; babası, kardeşi veya bu durumu bildiği düşünülen bir yakını olması halindedir. Ama onu evlendiren velisi; amcaoğlu, azatlısı veya aşiretinden olup bu durumu bilmediği düşünülen kimselerden ise ona bir tazminat yüklenmez. Kadın mehrinden aldığını geri verir; (koca) ona, kendisini helal kıldığı (zifaf) kadarı için bir miktar bırakır."