1113. Hadis
وَحَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ قَالَ سُئِلَ زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ عَنْ رَجُلٍ، تَزَوَّجَ امْرَأَةً ثُمَّ فَارَقَهَا قَبْلَ أَنْ يُصِيبَهَا هَلْ تَحِلُّ لَهُ أُمُّهَا فَقَالَ زَيْدُ بْنُ ثَابِتٍ لاَ الأُمُّ مُبْهَمَةٌ لَيْسَ فِيهَا شَرْطٌ وَإِنَّمَا الشَّرْطُ فِي الرَّبَائِبِ .
Bana Yahya, Mâlik'ten; o Yahya b. Saîd'den; onun şöyle dediğini anlattı: Zeyd b. Sâbit'e, bir kadınla evlenip ona dokunmadan (zifafa girmeden) boşayan bir adam hakkında; "Kızın annesi bu adama helal olur mu?" diye soruldu. Zeyd b. Sâbit: "Hayır, anne(nin haramlığı) kayıtsız şartsızdır (mutlaktır); onda bir şart yoktur. Şart (zifaf şartı) ancak üvey kızlar hakkındadır" dedi.