1114. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ غَيْرِ، وَاحِدٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مَسْعُودٍ، اسْتُفْتِيَ وَهُوَ بِالْكُوفَةِ عَنْ نِكَاحِ الأُمِّ، بَعْدَ الاِبْنَةِ إِذَا لَمْ تَكُنْ الاِبْنَةُ مُسَّتْ فَأَرْخَصَ فِي ذَلِكَ ثُمَّ إِنَّ ابْنَ مَسْعُودٍ قَدِمَ الْمَدِينَةَ فَسَأَلَ عَنْ ذَلِكَ فَأُخْبِرَ أَنَّهُ لَيْسَ كَمَا قَالَ وَإِنَّمَا الشَّرْطُ فِي الرَّبَائِبِ فَرَجَعَ ابْنُ مَسْعُودٍ إِلَى الْكُوفَةِ فَلَمْ يَصِلْ إِلَى مَنْزِلِهِ حَتَّى أَتَى الرَّجُلَ الَّذِي أَفْتَاهُ بِذَلِكَ فَأَمَرَهُ أَنْ يُفَارِقَ امْرَأَتَهُ . قَالَ مَالِكٌ فِي الرَّجُلِ تَكُونُ تَحْتَهُ الْمَرْأَةُ ثُمَّ يَنْكِحُ أُمَّهَا فَيُصِيبُهَا إِنَّهَا تَحْرُمُ عَلَيْهِ امْرَأَتُهُ وَيُفَارِقُهُمَا جَمِيعًا وَيَحْرُمَانِ عَلَيْهِ أَبَدًا إِذَا كَانَ قَدْ أَصَابَ الأُمَّ فَإِنْ لَمْ يُصِبِ الأُمَّ لَمْ تَحْرُمْ عَلَيْهِ امْرَأَتُهُ وَفَارَقَ الأُمَّ . وَقَالَ مَالِكٌ فِي الرَّجُلِ يَتَزَوَّجُ الْمَرْأَةَ ثُمَّ يَنْكِحُ أُمَّهَا فَيُصِيبُهَا إِنَّهُ لاَ تَحِلُّ لَهُ أُمُّهَا أَبَدًا وَلاَ تَحِلُّ لأَبِيهِ وَلاَ لاِبْنِهِ وَلاَ تَحِلُّ لَهُ ابْنَتُهَا وَتَحْرُمُ عَلَيْهِ امْرَأَتُهُ . قَالَ مَالِكٌ فَأَمَّا الزِّنَا فَإِنَّهُ لاَ يُحَرِّمُ شَيْئًا مِنْ ذَلِكَ لأَنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى قَالَ {وَأُمَّهَاتُ نِسَائِكُمْ} فَإِنَّمَا حَرَّمَ مَا كَانَ تَزْوِيجًا وَلَمْ يَذْكُرْ تَحْرِيمَ الزِّنَا فَكُلُّ تَزْوِيجٍ كَانَ عَلَى وَجْهِ الْحَلاَلِ يُصِيبُ صَاحِبُهُ امْرَأَتَهُ فَهُوَ بِمَنْزِلَةِ التَّزْوِيجِ الْحَلاَلِ فَهَذَا الَّذِي سَمِعْتُ وَالَّذِي عَلَيْهِ أَمْرُ النَّاسِ عِنْدَنَا .
Bana Mâlik'ten anlattı; birden fazla kişiden; Abdullah b. Mes'ûd'dan rivayet edildiğine göre: Kendisine Kûfe'de iken, kıza dokunulmamışsa (zifaf olmamışsa) kızdan sonra annesiyle evlenilip evlenilemeyeceği soruldu. İbn Mes'ûd buna ruhsat verdi. Sonra İbn Mes'ûd Medine'ye geldi ve bu konuyu sordu. Kendisine durumun söylediği gibi olmadığı, (zifaf) şartının sadece üvey kızlar hakkında olduğu haber verildi. Bunun üzerine İbn Mes'ûd Kûfe'ye döndü; evine varmadan önce kendisine fetva verdiği adamın yanına giderek karısından ayrılmasını emretti. Mâlik, nikahı altında bir kadın varken onun annesiyle evlenip ilişkiye giren adam hakkında dedi ki: "(İlk) karısı ona haram olur. Her ikisinden de ayrılır ve ikisi de ona ebediyen haram olur. Eğer anneyle ilişkiye girmemişse, karısı ona haram olmaz, sadece anneden ayrılır." Mâlik dedi ki: "Bir adam bir kadınla evlenir, sonra onun annesiyle evlenip ilişkiye girerse; annesi ona ebediyen helal olmaz. Ayrıca bu kadın (anne), adamın babasına ve oğluna da helal olmaz. Kadının kızı da adama helal olmaz ve (ilk) karısı da ona haram olur." Mâlik dedi ki: "Zinaya gelince; o, bunlardan hiçbirini haram kılmaz. Çünkü Allah Tebâreke ve Teâlâ { Ve kadınlarınızın anneleri... } buyurmuştur. Allah sadece evlilik olanı haram kılmıştır; zinanın haram kıldığından bahsetmemiştir. Helal veçhile (evlilik akdiyle) yapılan ve kişinin eşiyle ilişkiye girdiği her evlilik (hürmet oluşturmada) helal evlilik hükmündedir. Bu konuda işittiğim ve bizde insanların uygulaması bu yöndedir."