1152. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ حَزْمٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ عَبْدِ الْعَزِيزِ، قَالَ لَهُ الْبَتَّةُ مَا يَقُولُ النَّاسُ فِيهَا قَالَ أَبُو بَكْرٍ فَقُلْتُ لَهُ كَانَ أَبَانُ بْنُ عُثْمَانَ يَجْعَلُهَا وَاحِدَةً . فَقَالَ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ لَوْ كَانَ الطَّلاَقُ أَلْفًا مَا أَبْقَتِ الْبَتَّةُ مِنْهَا شَيْئًا مَنْ قَالَ الْبَتَّةَ فَقَدْ رَمَى الْغَايَةَ الْقُصْوَى .
Bana Mâlik'ten anlattı; Yahya b. Saîd'den; o Ebû Bekir b. Hazm'dan anlattı: Ömer b. Abdülaziz ona: "El-Bette (kesin olarak boşama) hakkında insanlar ne diyor?" diye sordu. Ebû Bekir: "Ona, Abân b. Osman'ın bunu tek talak saydığını söyledim" dedi. Bunun üzerine Ömer b. Abdülaziz şöyle dedi: "Eğer talak bin (adet) olsaydı, 'El-Bette' sözü ondan geriye hiçbir şey bırakmazdı. Kim 'El-Bette' derse, (talakta) en son sınıra ulaşmış (üç talakla boşamış) olur."