1167. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، أَنَّهُ كَانَ يَقُولُ إِذَا آلَى الرَّجُلُ مِنِ امْرَأَتِهِ لَمْ يَقَعْ عَلَيْهِ طَلاَقٌ وَإِنْ مَضَتِ الأَرْبَعَةُ الأَشْهُرِ حَتَّى يُوقَفَ فَإِمَّا أَنْ يُطَلِّقَ وَإِمَّا أَنْ يَفِيءَ . قَالَ مَالِكٌ وَذَلِكَ الأَمْرُ عِنْدَنَا .
Yahyâ, Mâlik'ten anlattı; Cafer b. Muhammed'den, o da babasından rivayet ettiğine göre Ali b. Ebî Tâlib şöyle derdi: "Bir adam karısına 'ilâ' yaparsa (yaklaşmamaya yemin ederse), dört ay geçse bile (hemen) talak gerçekleşmez. Adam durdurulur (karar vermesi istenir); ya boşar ya da (yemininden dönüp karısına) döner." Mâlik dedi ki: "Bizim katımızdaki uygulama da böyledir."