1185. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ مَوْلاَةٍ، لِصَفِيَّةَ بِنْتِ أَبِي عُبَيْدٍ . أَنَّهَا اخْتَلَعَتْ مِنْ زَوْجِهَا بِكُلِّ شَىْءٍ لَهَا فَلَمْ يُنْكِرْ ذَلِكَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ . قَالَ مَالِكٌ فِي الْمُفْتَدِيَةِ الَّتِي تَفْتَدِي مِنْ زَوْجِهَا أَنَّهُ إِذَا عُلِمَ أَنَّ زَوْجَهَا أَضَرَّ بِهَا وَضَيَّقَ عَلَيْهَا وَعُلِمَ أَنَّهُ ظَالِمٌ لَهَا مَضَى الطَّلاَقُ وَرَدَّ عَلَيْهَا مَالَهَا . قَالَ فَهَذَا الَّذِي كُنْتُ أَسْمَعُ وَالَّذِي عَلَيْهِ أَمْرُ النَّاسِ عِنْدَنَا . قَالَ مَالِكٌ لاَ بَأْسَ بِأَنْ تَفْتَدِيَ الْمَرْأَةُ مِنْ زَوْجِهَا بِأَكْثَرَ مِمَّا أَعْطَاهَا .
Bana Mâlik'ten anlattı; Nâfi'den, o da Safiyye bint Ebî Ubeyd'in bir azatlısından rivayet ettiğine göre bu kadın, sahip olduğu her şeyi vererek kocasından "hul" (bedel ödeyip boşanma) yaptı. Abdullah b. Ömer buna karşı çıkmadı (bunu geçerli saydı). Mâlik, fidye vererek (bedel ödeyip) boşanan kadın hakkında şöyle dedi: "Eğer kocasının ona zarar verdiği, onu sıkıştırdığı ve ona zulmettiği bilinirse (ve bu baskı altında fidye verilmişse), talak geçerli olur ancak adam aldığı malı kadına geri verir." (Mâlik) dedi ki: "İşittiğim ve bizde uygulanan hüküm budur." Mâlik dedi ki: "Kadının, kocasının kendisine (mehir olarak) verdiğinden daha fazlasını ödeyerek ondan boşanmasında (hul yapmasında) bir sakınca yoktur."