1225. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، مَوْلَى الأَسْوَدِ بْنِ سُفْيَانَ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، عَنْ فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ، أَنَّ أَبَا عَمْرِو بْنَ حَفْصٍ، طَلَّقَهَا الْبَتَّةَ وَهُوَ غَائِبٌ بِالشَّامِ فَأَرْسَلَ إِلَيْهَا وَكِيلُهُ بِشَعِيرٍ فَسَخِطَتْهُ فَقَالَ وَاللَّهِ مَا لَكِ عَلَيْنَا مِنْ شَىْءٍ . فَجَاءَتْ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَتْ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " لَيْسَ لَكِ عَلَيْهِ نَفَقَةٌ " . وَأَمَرَهَا أَنْ تَعْتَدَّ فِي بَيْتِ أُمِّ شَرِيكٍ ثُمَّ قَالَ " تِلْكَ امْرَأَةٌ يَغْشَاهَا أَصْحَابِي اعْتَدِّي عِنْدَ عَبْدِ اللَّهِ ابْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ فَإِنَّهُ رَجُلٌ أَعْمَى تَضَعِينَ ثِيَابَكِ عِنْدَهُ فَإِذَا حَلَلْتِ فَآذِنِينِي " . قَالَتْ فَلَمَّا حَلَلْتُ ذَكَرْتُ لَهُ أَنَّ مُعَاوِيَةَ بْنَ أَبِي سُفْيَانَ وَأَبَا جَهْمِ بْنَ هِشَامٍ خَطَبَانِي . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَمَّا أَبُو جَهْمٍ فَلاَ يَضَعُ عَصَاهُ عَنْ عَاتِقِهِ وَأَمَّا مُعَاوِيَةُ فَصُعْلُوكٌ لاَ مَالَ لَهُ انْكِحِي أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ " . قَالَتْ فَكَرِهْتُهُ ثُمَّ قَالَ " انْكِحِي أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ " . فَنَكَحْتُهُ فَجَعَلَ اللَّهُ فِي ذَلِكَ خَيْرًا وَاغْتَبَطْتُ بِهِ .
Bana Yahya, Mâlik'ten; o Esved b. Süfyan'ın azatlısı Abdullah b. Yezid'den; o Ebu Seleme b. Abdurrahman b. Avf'tan; o da Fâtıma binti Kays'tan anlattı: Ebû Amr b. Hafs, Şam'da iken (Fâtıma'yı) el-bette (kesin) talakla boşadı. Vekili ona (nafaka olarak) biraz arpa gönderdi. Fâtıma bunu azımsayıp beğenmedi. Vekil: "Vallahi senin bizim üzerimizde bir hakkın yok" dedi. Fâtıma, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelip durumu anlattı. Resulullah: "Senin onun üzerinde nafaka hakkın yok" buyurdu. Ve iddetini Ümmü Şerik'in evinde geçirmesini emretti. Sonra şöyle buyurdu: "O, ashabımın çokça ziyaret ettiği bir kadındır. Sen iddetini Abdullah İbn Ümmü Mektûm'un yanında geçir. Çünkü o âmâ bir adamdır; yanında elbiseni çıkarabilirsin. Helal olduğun (iddetin bittiği) zaman bana haber ver." Fâtıma dedi ki: Helal olduğumda Resulullah'a; Muaviye b. Ebi Süfyan ve Ebu Cehm b. Hişam'ın bana talip olduklarını söyledim. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ebu Cehm'e gelince; o sopasını omzundan indirmez. Muaviye ise malı olmayan fakir (su'lûk) biridir. Sen Üsâme b. Zeyd ile evlen." Ben bunu hoş görmedim. Sonra (tekrar): "Üsâme b. Zeyd ile evlen" buyurdu. Bunun üzerine onunla evlendim. Allah bunda hayır kıldı ve (bu evlilikten dolayı) gıpta edildim.