Talak (Boşanma) Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1237. Hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ ثَابِتِ بْنِ الأَحْنَفِ، أَنَّهُ تَزَوَّجَ أُمَّ وَلَدٍ لِعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ زَيْدِ بْنِ الْخَطَّابِ - قَالَ - فَدَعَانِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ زَيْدِ بْنِ الْخَطَّابِ فَجِئْتُهُ فَدَخَلْتُ عَلَيْهِ فَإِذَا سِيَاطٌ مَوْضُوعَةٌ وَإِذَا قَيْدَانِ مِنْ حَدِيدٍ وَعَبْدَانِ لَهُ قَدْ أَجْلَسَهُمَا فَقَالَ طَلِّقْهَا وَإِلاَّ وَالَّذِي يُحْلَفُ بِهِ فَعَلْتُ بِكَ كَذَا وَكَذَا ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ هِيَ الطَّلاَقُ أَلْفًا ‏.‏ قَالَ فَخَرَجْتُ مِنْ عِنْدِهِ فَأَدْرَكْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ بِطَرِيقِ مَكَّةَ فَأَخْبَرْتُهُ بِالَّذِي كَانَ مِنْ شَأْنِي فَتَغَيَّظَ عَبْدُ اللَّهِ وَقَالَ لَيْسَ ذَلِكَ بِطَلاَقٍ وَإِنَّهَا لَمْ تَحْرُمْ عَلَيْكَ فَارْجِعْ إِلَى أَهْلِكَ ‏.‏ قَالَ فَلَمْ تُقْرِرْنِي نَفْسِي حَتَّى أَتَيْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الزُّبَيْرِ - وَهُوَ يَوْمَئِذٍ بِمَكَّةَ أَمِيرٌ عَلَيْهَا - فَأَخْبَرْتُهُ بِالَّذِي كَانَ مِنْ شَأْنِي وَبِالَّذِي قَالَ لِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ قَالَ فَقَالَ لِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الزُّبَيْرِ لَمْ تَحْرُمْ عَلَيْكَ فَارْجِعْ إِلَى أَهْلِكَ ‏.‏ وَكَتَبَ إِلَى جَابِرِ بْنِ الأَسْوَدِ الزُّهْرِيِّ - وَهُوَ أَمِيرُ الْمَدِينَةِ - يَأْمُرُهُ أَنْ يُعَاقِبَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَأَنْ يُخَلِّيَ بَيْنِي وَبَيْنَ أَهْلِي - قَالَ - فَقَدِمْتُ الْمَدِينَةَ فَجَهَّزَتْ صَفِيَّةُ امْرَأَةُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ امْرَأَتِي حَتَّى أَدْخَلَتْهَا عَلَىَّ بِعِلْمِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ثُمَّ دَعَوْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ يَوْمَ عُرْسِي لِوَلِيمَتِي فَجَاءَنِي ‏.‏

Bana Mâlik'ten; o Sâbit b. el-Ahnef'ten anlattı: O, Abdurrahman b. Zeyd b. el-Hattâb'ın ümmü veled'i (efendisinden çocuk doğurmuş cariyesi) ile evlenmişti. Sâbit dedi ki: Abdurrahman b. Zeyd'in oğlu Abdullah b. Abdurrahman beni çağırdı. Yanına gittim. İçeri girdiğimde (hazırlanmış) kırbaçlar, iki demir bukağı ve (beni cezalandırmak için) oturttuğu iki köle gördüm. Bana: "Onu boşa! Yoksa kendisine yemin edilene andolsun ki sana şöyle şöyle yaparım!" dedi. Ben de: "O benden bin talakla boştur" dedim. Yanından çıktım. Mekke yolunda Abdullah b. Ömer'e yetiştim ve başımdan geçenleri ona anlattım. Abdullah öfkelendi ve: "Bu bir talak değildir. Kadın sana haram olmamıştır, ailene dön" dedi. (Sâbit dedi ki): Buna rağmen içim rahat etmedi ve Abdullah b. Zübeyr'e gittim. O günlerde o Mekke emiri idi. Ona da başımdan geçenleri ve Abdullah b. Ömer'in bana söylediklerini anlattım. Abdullah b. Zübeyr bana: "O sana haram olmamıştır, ailene dön" dedi. Ve Medine emiri olan Câbir b. el-Esved ez-Zührî'ye, Abdullah b. Abdurrahman'ı cezalandırmasını ve benimle ailemin arasını serbest bırakmasını emreden bir yazı yazdı. Bunun üzerine Medine'ye geldim. Abdullah b. Ömer'in karısı Safiyye, eşimi hazırladı ve Abdullah b. Ömer'in bilgisi dahilinde onu benim yanıma getirdi. Sonra düğün yemeğim için Abdullah b. Ömer'i davet ettim, o da geldi.