1262. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ قَيْسٍ الْمَكِّيِّ، عَنْ رَجُلٍ، يُقَالُ لَهُ ذَفِيفٌ أَنَّهُ قَالَ سُئِلَ ابْنُ عَبَّاسٍ عَنِ الْعَزْلِ فَدَعَا جَارِيَةً لَهُ فَقَالَ أَخْبِرِيهِمْ . فَكَأَنَّهَا اسْتَحْيَتْ . فَقَالَ هُوَ ذَلِكَ أَمَّا أَنَا فَأَفْعَلُهُ . يَعْنِي أَنَّهُ يَعْزِلُ . قَالَ مَالِكٌ لاَ يَعْزِلُ الرَّجُلُ عَنِ الْمَرْأَةِ الْحُرَّةِ إِلاَّ بِإِذْنِهَا وَلاَ بَأْسَ أَنْ يَعْزِلَ عَنْ أَمَتِهِ بِغَيْرِ إِذْنِهَا وَمَنْ كَانَتْ تَحْتَهُ أَمَةُ قَوْمٍ فَلاَ يَعْزِلُ إِلاَّ بِإِذْنِهِمْ .
Bana Mâlik'ten; o Humeyd b. Kays el-Mekkî'den; o da Zefîf denilen bir adamdan anlattı: İbn Abbas'a azil konusu soruldu. O da cariyelerinden birini çağırıp: "Onlara haber ver" dedi. Cariye utanır gibi oldu. Bunun üzerine İbn Abbas: "O (azil) şudur; ben onu yapıyorum" dedi. Yani azil yaptığını ifade etti. Mâlik dedi ki: "Kişi hür kadınla (ilişkide), ancak onun izniyle azil yapabilir. Cariyesinde ise izni olmaksızın azil yapmasında bir sakınca yoktur. Bir kimse başkalarının cariyesiyle evliyse, onların (efendilerinin) izni olmadan azil yapamaz."