148. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُمَىٍّ، مَوْلَى أَبِي بَكْرِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِي صَالِحٍ السَّمَّانِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَوْ يَعْلَمُ النَّاسُ مَا فِي النِّدَاءِ وَالصَّفِّ الأَوَّلِ ثُمَّ لَمْ يَجِدُوا إِلاَّ أَنْ يَسْتَهِمُوا عَلَيْهِ لاَسْتَهَمُوا وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي التَّهْجِيرِ لاَسْتَبَقُوا إِلَيْهِ وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي الْعَتَمَةِ وَالصُّبْحِ لأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا " .
Bana Mâlik anlattı; Ebû Bekir b. Abdurrahman'ın azatlısı Sümeyy'den; Ebû Sâlih es-Semmân'dan; Ebû Hureyre'den rivayet edildiğine göre: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Eğer insanlar ezanda ve ilk safta ne (kadar büyük bir sevap) olduğunu bilselerdi, sonra da buna ulaşmak için kura çekmekten başka çare bulamasalardı, mutlaka kura çekerlerdi. Eğer namaza (öğle sıcağında) erken gitmekte ne (kadar fazilet) olduğunu bilselerdi, bunun için birbirleriyle yarışırlardı. Eğer yatsı ve sabah namazlarında ne (kadar büyük ecir) olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa o ikisine gelirlerdi."