157. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَانَ لاَ يَزِيدُ عَلَى الإِقَامَةِ فِي السَّفَرِ إِلاَّ فِي الصُّبْحِ فَإِنَّهُ كَانَ يُنَادِي فِيهَا وَيُقِيمُ وَكَانَ يَقُولُ إِنَّمَا الأَذَانُ لِلإِمَامِ الَّذِي يَجْتَمِعُ النَّاسُ إِلَيْهِ .
Ve bana Mâlik'ten anlattı; Nâfi'den; Abdullah b. Ömer'den: “O, yolculukta sabah namazı hariç, sadece kamet getirmekle yetinirdi. Sabah namazında ise hem ezan okur hem de kamet getirirdi. Ve şöyle derdi: 'Ezan ancak, insanların kendisine toplandığı imam içindir.'”