1284. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّهُ سُئِلَ عَنْ رَضَاعَةِ الْكَبِيرِ، فَقَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ أَبَا حُذَيْفَةَ بْنَ عُتْبَةَ بْنِ رَبِيعَةَ، وَكَانَ، مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَكَانَ قَدْ شَهِدَ بَدْرًا وَكَانَ تَبَنَّى سَالِمًا الَّذِي يُقَالُ لَهُ سَالِمٌ مَوْلَى أَبِي حُذَيْفَةَ كَمَا تَبَنَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم زَيْدَ بْنَ حَارِثَةَ وَأَنْكَحَ أَبُو حُذَيْفَةَ سَالِمًا وَهُوَ يَرَى أَنَّهُ ابْنُهُ أَنْكَحَهُ بِنْتَ أَخِيهِ فَاطِمَةَ بِنْتَ الْوَلِيدِ بْنِ عُتْبَةَ بْنِ رَبِيعَةَ وَهِيَ يَوْمَئِذٍ مِنَ الْمُهَاجِرَاتِ الأُوَلِ وَهِيَ مِنْ أَفْضَلِ أَيَامَى قُرَيْشٍ فَلَمَّا أَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى فِي كِتَابِهِ فِي زَيْدِ بْنِ حَارِثَةَ مَا أَنْزَلَ فَقَالَ {ادْعُوهُمْ لآبَائِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِنْدَ اللَّهِ فَإِنْ لَمْ تَعْلَمُوا آبَاءَهُمْ فَإِخْوَانُكُمْ فِي الدِّينِ وَمَوَالِيكُمْ} رُدَّ كُلُّ وَاحِدٍ مِنْ أُولَئِكَ إِلَى أَبِيهِ فَإِنْ لَمْ يُعْلَمْ أَبُوهُ رُدَّ إِلَى مَوْلاَهُ فَجَاءَتْ سَهْلَةُ بِنْتُ سُهَيْلٍ وَهِيَ امْرَأَةُ أَبِي حُذَيْفَةَ وَهِيَ مِنْ بَنِي عَامِرِ بْنِ لُؤَىٍّ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ كُنَّا نَرَى سَالِمًا وَلَدًا وَكَانَ يَدْخُلُ عَلَىَّ وَأَنَا فُضُلٌ وَلَيْسَ لَنَا إِلاَّ بَيْتٌ وَاحِدٌ فَمَاذَا تَرَى فِي شَأْنِهِ فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَرْضِعِيهِ خَمْسَ رَضَعَاتٍ فَيَحْرُمُ بِلَبَنِهَا " . وَكَانَتْ تَرَاهُ ابْنًا مِنَ الرَّضَاعَةِ فَأَخَذَتْ بِذَلِكَ عَائِشَةُ أُمُّ الْمُؤْمِنِينَ فِيمَنْ كَانَتْ تُحِبُّ أَنْ يَدْخُلَ عَلَيْهَا مِنَ الرِّجَالِ فَكَانَتْ تَأْمُرُ أُخْتَهَا أُمَّ كُلْثُومٍ بِنْتَ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ وَبَنَاتِ أَخِيهَا أَنْ يُرْضِعْنَ مَنْ أَحَبَّتْ أَنْ يَدْخُلَ عَلَيْهَا مِنَ الرِّجَالِ وَأَبَى سَائِرُ أَزْوَاجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَدْخُلَ عَلَيْهِنَّ بِتِلْكَ الرَّضَاعَةِ أَحَدٌ مِنَ النَّاسِ وَقُلْنَ لاَ وَاللَّهِ مَا نَرَى الَّذِي أَمَرَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَهْلَةَ بِنْتَ سُهَيْلٍ إِلاَّ رُخْصَةً مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي رَضَاعَةِ سَالِمٍ وَحْدَهُ لاَ وَاللَّهِ لاَ يَدْخُلُ عَلَيْنَا بِهَذِهِ الرَّضَاعَةِ أَحَدٌ فَعَلَى هَذَا كَانَ أَزْوَاجُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي رَضَاعَةِ الْكَبِيرِ .
Bana Yahya, Mâlik'ten; o İbn Şihâb'dan anlattı: Ona yetişkinin süt emmesi soruldu. (İbn Şihâb dedi ki): Urve b. Zübeyr bana şöyle haber verdi: Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in ashabından ve Bedir ehli olan Ebu Huzeyfe b. Utbe b. Rebîa, tıpkı Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in Zeyd b. Hârise'yi evlat edindiği gibi, Ebu Huzeyfe'nin azatlısı denilen Sâlim'i evlat edinmişti. Ebu Huzeyfe, Sâlim'i kendi oğlu olarak görürken, onu kardeşi Velid b. Utbe'nin kızı Fâtıma ile evlendirdi. Fâtıma o günlerde ilk muhacir kadınlardan ve Kureyş'in en faziletli bekar kadınlarındandı. Allah Teâlâ kitabında Zeyd b. Hârise hakkında: "Onları babalarının adıyla çağırın. Bu, Allah katında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır" (Ahzab, 5) ayetini indirince, bu kişilerin her biri kendi babasına nispet edildi. Babası bilinmeyenler ise efendilerine nispet edildi. Bunun üzerine Ebu Huzeyfe'nin hanımı Sehle binti Süheyl -ki Âmir b. Lüeyoğullarındandır- Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gelerek: "Ey Allah'ın Resulü! Biz Sâlim'i evlat gibi görüyorduk. O, ben ev kıyafetimleyken yanıma giriyordu. Sadece bir tek evimiz var. Onun durumu hakkında ne buyurursun?" dedi. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem ona: "Onu beş kere emzir; sütün sebebiyle (sana) haram olsun" buyurdu. Sehle bundan sonra onu süt oğlu olarak gördü. Müminlerin annesi Âişe, erkeklerden yanına girmesini istediklerinde bu hükmü uygulardı. Kız kardeşi Ümmü Gülsüm binti Ebi Bekir es-Sıddîk'a ve erkek kardeşinin kızlarına, yanına girmesini istediği erkekleri emzirmelerini emrederdi. Ancak Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in diğer eşleri, bu tür bir emzirme yoluyla herhangi bir kimsenin yanlarına girmesini kabul etmediler ve şöyle dediler: "Hayır, vallahi biz Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in Sehle binti Süheyl'e emrettiği bu şeyin, sadece Sâlim'e mahsus bir ruhsat olduğu görüşündeyiz. Hayır, vallahi bu şekildeki bir emzirme ile hiç kimse yanımıza giremez." Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in eşlerinin yetişkinin emzirilmesi konusundaki görüşleri bu şekildeydi.