1292. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، أَنَّ أَبَانَ بْنَ عُثْمَانَ، وَهِشَامَ بْنَ إِسْمَاعِيلَ، كَانَا يَذْكُرَانِ فِي خُطْبَتِهِمَا عُهْدَةَ الرَّقِيقِ فِي الأَيَّامِ الثَّلاَثَةِ مِنْ حِينِ يُشْتَرَى الْعَبْدُ أَوِ الْوَلِيدَةُ وَعُهْدَةَ السَّنَةِ . قَالَ مَالِكٌ مَا أَصَابَ الْعَبْدُ أَوِ الْوَلِيدَةُ فِي الأَيَّامِ الثَّلاَثَةِ مِنْ حِينِ يُشْتَرَيَانِ حَتَّى تَنْقَضِيَ الأَيَّامُ الثَّلاَثَةُ فَهُوَ مِنَ الْبَائِعِ وَإِنَّ عُهْدَةَ السَّنَةِ مِنَ الْجُنُونِ وَالْجُذَامِ وَالْبَرَصِ فَإِذَا مَضَتِ السَّنَةُ فَقَدْ بَرِئَ الْبَائِعُ مِنَ الْعُهْدَةِ كُلِّهَا . قَالَ مَالِكٌ وَمَنْ بَاعَ عَبْدًا أَوْ وَلِيدَةً مِنْ أَهْلِ الْمِيرَاثِ أَوْ غَيْرِهِمْ بِالْبَرَاءَةِ فَقَدْ بَرِئَ مِنْ كُلِّ عَيْبٍ وَلاَ عُهْدَةَ عَلَيْهِ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ عَلِمَ عَيْبًا فَكَتَمَهُ فَإِنْ كَانَ عَلِمَ عَيْبًا فَكَتَمَهُ لَمْ تَنْفَعْهُ الْبَرَاءَةُ وَكَانَ ذَلِكَ الْبَيْعُ مَرْدُودًا وَلاَ عُهْدَةَ عِنْدَنَا إِلاَّ فِي الرَّقِيقِ .
Bana Mâlik'ten anlattı; o Abdullah b. Ebî Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm'dan naklettiğine göre, Ebân b. Osman ve Hişâm b. İsmail hutbelerinde, köle veya cariye satın alındıktan itibaren üç günlük ve bir senelik sorumluluktan (uhde) bahsederlerdi. Mâlik dedi ki: "Satın alındıkları andan itibaren üç gün doluncaya kadar kölenin veya cariyenin başına gelen her şey satıcıya aittir. Bir senelik sorumluluk (uhde) ise delilik, cüzzam ve baras (alaca) hastalıklarını kapsar. Bir sene geçince satıcı bütün sorumluluktan kurtulmuş olur." Yine Mâlik dedi ki: "Mirasçılardan veya başkalarından kim bir köle veya cariyeyi (ayıplardan) berî olmak şartıyla satarsa, o kölenin her türlü ayıbından kurtulmuş olur, artık onun üzerinde bir sorumluluk yoktur. Ancak bir kusuru bilip de gizlemişse o başka. Eğer bir kusuru bildiği halde gizlemişse, berî olma şartı kendisine bir fayda sağlamaz ve bu satış (alışveriş) reddolunur. Bize göre sorumluluk (uhde) sadece kölelerde söz konusudur."