1376. Hadis
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ رَجُلاً، أَتَى عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ فَقَالَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِنِّي أَسْلَفْتُ رَجُلاً سَلَفًا وَاشْتَرَطْتُ عَلَيْهِ أَفْضَلَ مِمَّا أَسْلَفْتُهُ . فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ فَذَلِكَ الرِّبَا . قَالَ فَكَيْفَ تَأْمُرُنِي يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ السَّلَفُ عَلَى ثَلاَثَةِ وُجُوهٍ سَلَفٌ تُسْلِفُهُ تُرِيدُ بِهِ وَجْهَ اللَّهِ فَلَكَ وَجْهُ اللَّهِ وَسَلَفٌ تُسْلِفُهُ تُرِيدُ بِهِ وَجْهَ صَاحِبِكَ فَلَكَ وَجْهُ صَاحِبِكَ وَسَلَفٌ تُسْلِفُهُ لِتَأْخُذَ خَبِيثًا بِطَيِّبٍ فَذَلِكَ الرِّبَا . قَالَ فَكَيْفَ تَأْمُرُنِي يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ قَالَ أَرَى أَنْ تَشُقَّ الصَّحِيفَةَ فَإِنْ أَعْطَاكَ مِثْلَ الَّذِي أَسْلَفْتَهُ قَبِلْتَهُ وَإِنْ أَعْطَاكَ دُونَ الَّذِي أَسْلَفْتَهُ فَأَخَذْتَهُ أُجِرْتَ وَإِنْ أَعْطَاكَ أَفْضَلَ مِمَّا أَسْلَفْتَهُ طَيِّبَةً بِهِ نَفْسُهُ فَذَلِكَ شُكْرٌ شَكَرَهُ لَكَ وَلَكَ أَجْرُ مَا أَنْظَرْتَهُ .
Bana Mâlik'ten (anlattı)ğına göre; kendisine ulaştığına göre, bir adam Abdullah b. Ömer'e gelerek: "Ey Ebû Abdurrahman! Ben bir adama borç verdim ve (geri öderken) verdiğimden daha iyisini (fazlasını) vermesini şart koştum" dedi. Abdullah b. Ömer: "İşte bu faizdir" dedi. Adam: "O halde ne yapmamı emredersin ey Ebû Abdurrahman?" diye sordu. Abdullah dedi ki: "Borç (selef) üç türlüdür: 1. Sırf Allah rızasını gözeterek verdiğin borç; bunun karşılığında Allah'ın rızasını (sevap) alırsın. 2. Arkadaşının hatırı (ilişkiniz) için verdiğin borç; bunun karşılığında onun rızasını (dostluğunu) kazanırsın. 3. Temiz malını verip karşılığında pis (haram) mal almak için verdiğin borç; işte bu faizdir." Abdullah (devamla) şöyle dedi: "Sana tavsiyem şudur: (Elindeki borç senedi olan) o sayfayı yırt at. Eğer borçlu sana verdiğinin aynısını öderse kabul et. Eğer verdiğinden daha azını öderse ve sen de bunu kabul edersen (alacağından vazgeçersen), sevap kazanırsın. Şayet kendi gönül rızasıyla sana, verdiğinden daha iyisini (fazlasını) verirse, bu onun sana bir teşekkürüdür; ayrıca ona mühlet verdiğin için sana sevap da vardır."