1417. Hadis
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدٍ الْقَارِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ قَدِمَ عَلَى عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ رَجُلٌ مِنْ قِبَلِ أَبِي مُوسَى الأَشْعَرِيِّ فَسَأَلَهُ عَنِ النَّاسِ، فَأَخْبَرَهُ ثُمَّ، قَالَ لَهُ عُمَرُ هَلْ كَانَ فِيكُمْ مِنْ مُغَرِّبَةِ خَبَرٍ فَقَالَ نَعَمْ رَجُلٌ كَفَرَ بَعْدَ إِسْلاَمِهِ . قَالَ فَمَا فَعَلْتُمْ بِهِ قَالَ قَرَّبْنَاهُ فَضَرَبْنَا عُنُقَهُ . فَقَالَ عُمَرُ أَفَلاَ حَبَسْتُمُوهُ ثَلاَثًا وَأَطْعَمْتُمُوهُ كُلَّ يَوْمٍ رَغِيفًا وَاسْتَتَبْتُمُوهُ لَعَلَّهُ يَتُوبُ وَيُرَاجِعُ أَمْرَ اللَّهِ ثُمَّ قَالَ عُمَرُ اللَّهُمَّ إِنِّي لَمْ أَحْضُرْ وَلَمْ آمُرْ وَلَمْ أَرْضَ إِذْ بَلَغَنِي .
Bana Mâlik'ten, o Abdurrahman b. Muhammed b. Abdullah b. Abd el-Kârî'den, o da babasından rivayet ettiğine göre şöyle demiştir: Ebû Musa el-Eş'arî tarafından (gönderilen) bir adam Ömer b. Hattâb'a geldi. Ömer ona insanları (durumlarını) sordu, o da haber verdi. Sonra Ömer ona: "Aranızda garipsenecek (yeni/önemli) bir haber var mı?" diye sordu. Adam: "Evet, Müslüman olduktan sonra kâfir olan bir adam var" dedi. Ömer: "Ona ne yaptınız?" diye sordu. Adam: "Onu yakaladık ve boynunu vurduk" dedi. Ömer: "Onu üç gün hapsetseydiniz, her gün ona bir ekmek yedirseydiniz ve tevbe etmesini isteseydiniz ya! Belki tevbe eder ve Allah'ın emrine dönerdi" dedi. Sonra Ömer şöyle dedi: "Allah'ım! Ben orada yoktum, (bunu) emretmedim ve bana ulaştığında da buna razı olmadım."