1446. Hadis
حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى الْمُنْبَعِثِ عَنْ زَيْدِ بْنِ خَالِدٍ الْجُهَنِيِّ، أَنَّهُ قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلَهُ عَنِ اللُّقَطَةِ . فَقَالَ " اعْرِفْ عِفَاصَهَا وَوِكَاءَهَا ثُمَّ عَرِّفْهَا سَنَةً فَإِنْ جَاءَ صَاحِبُهَا وَإِلاَّ فَشَأْنَكَ بِهَا " . قَالَ فَضَالَّةُ الْغَنَمِ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " هِيَ لَكَ أَوْ لأَخِيكَ أَوْ لِلذِّئْبِ " . قَالَ فَضَالَّةُ الإِبِلِ قَالَ " مَا لَكَ وَلَهَا مَعَهَا سِقَاؤُهَا وَحِذَاؤُهَا تَرِدُ الْمَاءَ وَتَأْكُلُ الشَّجَرَ حَتَّى يَلْقَاهَا رَبُّهَا " .
Bana Mâlik'ten, o Rabîa b. Ebî Abdurrahman'dan, o Münbais'in azatlısı Yezid'den, o da Zeyd b. Hâlid el-Cühenî'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir adam Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e geldi ve ona buluntu malı (lukata) sordu. Peygamber: "Kabını (kese/torba) ve bağını (ipini) tanı (iyice belirle), sonra onu bir yıl boyunca ilan et (duyur). Eğer sahibi gelirse (verirsin), gelmezse o senindir (dilediğini yap)" buyurdu. Adam: "Ya kaybolmuş koyun (ne olacak) ey Allah'ın Resûlü?" dedi. Peygamber: "O ya senin, ya (onu bulan) kardeşinin, ya da kurdundur" buyurdu. Adam: "Ya kaybolmuş develer?" dedi. Peygamber: "Sana ne onlardan? Onların su kırbaları (su depo eden mideleri) ve ayakkabıları (dayanıklı tabanları) beraberindedir. Suya giderler, ağaçları yerler; taki sahipleri onları buluncaya kadar (kendi başlarına yaşarlar)" buyurdu.