1458. Hadis
حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ جَاءَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعُودُنِي عَامَ حَجَّةِ الْوَدَاعِ مِنْ وَجَعٍ اشْتَدَّ بِي فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَدْ بَلَغَ بِي مِنَ الْوَجَعِ مَا تَرَى وَأَنَا ذُو مَالٍ وَلاَ يَرِثُنِي إِلاَّ ابْنَةٌ لِي أَفَأَتَصَدَّقُ بِثُلُثَىْ مَالِي قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ " . فَقُلْتُ فَالشَّطْرُ قَالَ " لاَ " . ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الثُّلُثُ وَالثُّلُثُ كَثِيرٌ إِنَّكَ أَنْ تَذَرَ وَرَثَتَكَ أَغْنِيَاءَ خَيْرٌ مِنْ أَنْ تَذَرَهُمْ عَالَةً يَتَكَفَّفُونَ النَّاسَ وَإِنَّكَ لَنْ تُنْفِقَ نَفَقَةً تَبْتَغِي بِهَا وَجْهَ اللَّهِ إِلاَّ أُجِرْتَ حَتَّى مَا تَجْعَلُ فِي فِي امْرَأَتِكَ " . قَالَ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَأُخَلَّفُ بَعْدَ أَصْحَابِي فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّكَ لَنْ تُخَلَّفَ فَتَعْمَلَ عَمَلاً صَالِحًا إِلاَّ ازْدَدْتَ بِهِ دَرَجَةً وَرِفْعَةً وَلَعَلَّكَ أَنْ تُخَلَّفَ حَتَّى يَنْتَفِعَ بِكَ أَقْوَامٌ وَيُضَرَّ بِكَ آخَرُونَ اللَّهُمَّ أَمْضِ لأَصْحَابِي هِجْرَتَهُمْ وَلاَ تَرُدَّهُمْ عَلَى أَعْقَابِهِمْ لَكِنِ الْبَائِسُ سَعْدُ ابْنُ خَوْلَةَ يَرْثِي لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ مَاتَ بِمَكَّةَ " .
Bana Mâlik'ten, o İbn Şihâb'dan, o Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkas'tan, o da babasından rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Veda Haccı senesinde yakalandığım şiddetli bir ağrıdan dolayı Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem beni ziyarete geldi. Dedim ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Gördüğün gibi ağrım çok şiddetlendi. Ben malı olan bir adamım ve bir kızımdan başka mirasçım da yok. Malımın üçte ikisini sadaka olarak dağıtayım mı?" Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem: "Hayır" buyurdu. "Yarısını dağıtayım mı?" dedim. "Hayır" buyurdu. Sonra Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle devam etti: "Üçte bir(ini dağıt); üçte bir bile çoktur. Mirasçılarını zengin bırakman, onları insanlara el açan muhtaçlar olarak bırakmandan daha hayırlıdır. Allah'ın rızasını gözeterek yaptığın her harcamadan dolayı mutlaka ecir alırsın; hatta hanımının ağzına koyduğun lokmadan bile." (Sa'd) dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü! Arkadaşlarım (Medine'ye) dönerken ben burada (Mekke'de) kalacak mıyım (ölecek miyim)?" diye sordum. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sen geride kalmayacaksın. Salih bir amel işleyerek (ömrün uzasa bile) derecen ve şerefin artacaktır. Belki de sen uzun süre yaşayacaksın; öyle ki birtakım kavimler (Müslümanlar) senden fayda görecek, diğerleri (düşmanlar) ise senden zarar görecektir. Allah'ım! Ashabımın hicretini tamamla, onları topukları üzerinde geri çevirme!" (Ravi dedi ki:) Fakat acınacak durumda olan Sa'd b. Havle idi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, onun Mekke'de ölmesine üzülüyordu (veya onun için hüzünlendi).