1460. Hadis
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ قَالَ سَمِعْتُ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، يَقُولُ كَانَتْ عِنْدَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ امْرَأَةٌ مِنَ الأَنْصَارِ فَوَلَدَتْ لَهُ عَاصِمَ بْنَ عُمَرَ ثُمَّ إِنَّهُ فَارَقَهَا فَجَاءَ عُمَرُ قُبَاءً فَوَجَدَ ابْنَهُ عَاصِمًا يَلْعَبُ بِفِنَاءِ الْمَسْجِدِ فَأَخَذَ بِعَضُدِهِ فَوَضَعَهُ بَيْنَ يَدَيْهِ عَلَى الدَّابَّةِ فَأَدْرَكَتْهُ جَدَّةُ الْغُلاَمِ فَنَازَعَتْهُ إِيَّاهُ حَتَّى أَتَيَا أَبَا بَكْرٍ الصِّدِّيقَ فَقَالَ عُمَرُ ابْنِي . وَقَالَتِ الْمَرْأَةُ ابْنِي . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ خَلِّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ . قَالَ فَمَا رَاجَعَهُ عُمَرُ الْكَلاَمَ . قَالَ وَسَمِعْتُ مَالِكًا يَقُولُ وَهَذَا الأَمْرُ الَّذِي آخُذُ بِهِ فِي ذَلِكَ .
Bana Mâlik'ten, o Yahyâ b. Said'den, onun da Kâsım b. Muhammed'i şöyle derken işittiği rivayet edildi: Ömer b. el-Hattâb'ın nikahında Ensar'dan bir kadın vardı ve ondan (oğlu) Âsım b. Ömer doğmuştu. Sonra Ömer ondan ayrıldı. Bir gün Ömer, Kuba'ya geldi ve oğlu Âsım'ı mescit avlusunda oynarken buldu. Kolundan tutup onu bineğinin önüne (kendi yanına) aldı. Derken çocuğun ninesi yetişip onunla (çocuğu almak için) çekişti. Nihayet Ebû Bekir es-Sıddîk'a geldiler. Ömer: "O benim oğlumdur" dedi. Kadın da: "O benim oğlumdur" dedi. Ebû Bekir: "Çocuğu ona (kadına/ninesine) bırak" dedi. Ravi der ki: Ömer bu söze (karşı gelip) itiraz etmedi. Mâlik dedi ki: "Bu konuda ben de bu görüşü benimsiyorum."