1466. Hadis
وَحَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ رَجُلاً، فِي إِمَارَةِ أَبَانَ بْنِ عُثْمَانَ أَعْتَقَ رَقِيقًا لَهُ كُلَّهُمْ جَمِيعًا وَلَمْ يَكُنْ لَهُ مَالٌ غَيْرُهُمْ فَأَمَرَ أَبَانُ بْنُ عُثْمَانَ بِتِلْكَ الرَّقِيقِ فَقُسِمَتْ أَثْلاَثًا ثُمَّ أَسْهَمَ عَلَى أَيِّهِمْ يَخْرُجُ سَهْمُ الْمَيِّتِ فَيَعْتِقُونَ فَوَقَعَ السَّهْمُ عَلَى أَحَدِ الأَثْلاَثِ فَعَتَقَ الثُّلُثُ الَّذِي وَقَعَ عَلَيْهِ السَّهْمُ .
Bana Mâlik'ten, o Rabia b. Ebî Abdurrahman'dan rivayet edildiğine göre: Ebân b. Osman'ın valiliği döneminde bir adam, sahip olduğu bütün kölelerini (ölüm döşeğinde) azat etti. Adamın bunlardan başka malı da yoktu. Ebân b. Osman bu kölelerin (getirilmesini) emretti ve onlar üç gruba ayrıldı. Sonra ölenin payının (üçte birinin) hangisine isabet edeceğini belirlemek için kura çekti. Kura üç gruptan birine çıktı ve kuranın isabet ettiği o üçte birlik grup hürriyetine kavuştu.