1483. Hadis
حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، . أَنَّ الزُّبَيْرَ بْنَ الْعَوَّامِ، اشْتَرَى عَبْدًا فَأَعْتَقَهُ وَلِذَلِكَ الْعَبْدِ بَنُونَ مِنِ امْرَأَةٍ حُرَّةٍ فَلَمَّا أَعْتَقَهُ الزُّبَيْرُ قَالَ هُمْ مَوَالِيَّ . وَقَالَ مَوَالِي أُمِّهِمْ بَلْ هُمْ مَوَالِينَا . فَاخْتَصَمُوا إِلَى عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ فَقَضَى عُثْمَانُ لِلزُّبَيْرِ بِوَلاَئِهِمْ .
Bana Mâlik'ten, o Rabia b. Ebî Abdurrahman'dan rivayet edildiğine göre: Zübeyr b. el-Avvâm bir köle satın alıp onu azat etti. Bu kölenin hür bir kadından (doğma) oğulları vardı. Zübeyr onu azat edince: "Onlar (çocuklar) benim mevelimdir (velâsı bana aittir)" dedi. Çocukların annesinin mevelisi (velâ sahipleri) ise: "Hayır, onlar bizim mevelimdir" dediler. Osman b. Affân'a başvurup davalaştılar. Osman, çocukların velâ hakkının Zübeyr'e ait olduğuna hükmetti.