Diyetler (Ukûl) Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1593. Hadis

حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، أَنَّهُ بَلَغَهُ أَنَّ مَرْوَانَ بْنَ الْحَكَمِ، كَتَبَ إِلَى مُعَاوِيَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ يَذْكُرُ أَنَّهُ أُتِيَ بِسَكْرَانَ قَدْ قَتَلَ رَجُلاً فَكَتَبَ إِلَيْهِ مُعَاوِيَةُ أَنِ اقْتُلْهُ بِهِ ‏.‏ قَالَ يَحْيَى قَالَ مَالِكٌ أَحْسَنُ مَا سَمِعْتُ فِي تَأْوِيلِ هَذِهِ الآيَةِ قَوْلِ اللَّهِ تَبَارَكَ وَتَعَالَى ‏{‏الْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ ‏}‏ فَهَؤُلاَءِ الذُّكُورُ ‏{‏وَالأُنْثَى بِالأُنْثَى‏}‏ أَنَّ الْقِصَاصَ يَكُونُ بَيْنَ الإِنَاثِ كَمَا يَكُونُ بَيْنَ الذُّكُورِ وَالْمَرْأَةُ الْحُرَّةُ تُقْتَلُ بِالْمَرْأَةِ الْحُرَّةِ كَمَا يُقْتَلُ الْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالأَمَةُ تُقْتَلُ بِالأَمَةِ كَمَا يُقْتَلُ الْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْقِصَاصُ يَكُونُ بَيْنَ النِّسَاءِ كَمَا يَكُونُ بَيْنَ الرِّجَالِ وَالْقِصَاصُ أَيْضًا يَكُونُ بَيْنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَاءِ وَذَلِكَ أَنَّ اللَّهَ تَبَارَكَ وَتَعَالَى قَالَ فِي كِتَابِهِ ‏{‏وَكَتَبْنَا عَلَيْهِمْ فِيهَا أَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِ وَالْعَيْنَ بِالْعَيْنِ وَالأَنْفَ بِالأَنْفِ وَالأُذُنَ بِالأُذُنِ وَالسِّنَّ بِالسِّنِّ وَالْجُرُوحَ قِصَاصٌ ‏}‏ فَذَكَرَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى أَنَّ النَّفْسَ بِالنَّفْسِ فَنَفْسُ الْمَرْأَةِ الْحُرَّةِ بِنَفْسِ الرَّجُلِ الْحُرِّ وَجُرْحُهَا بِجُرْحِهِ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ فِي الرَّجُلِ يُمْسِكُ الرَّجُلَ لِلرَّجُلِ فَيَضْرِبُهُ فَيَمُوتُ مَكَانَهُ أَنَّهُ إِنْ أَمْسَكَهُ وَهُوَ يَرَى أَنَّهُ يُرِيدُ قَتْلَهُ قُتِلاَ بِهِ جَمِيعًا وَإِنْ أَمْسَكَهُ وَهُوَ يَرَى أَنَّهُ إِنَّمَا يُرِيدُ الضَّرْبَ مِمَّا يَضْرِبُ بِهِ النَّاسُ لاَ يَرَى أَنَّهُ عَمَدَ لِقَتْلِهِ فَإِنَّهُ يُقْتَلُ الْقَاتِلُ وَيُعَاقَبُ الْمُمْسِكُ أَشَدَّ الْعُقُوبَةِ وَيُسْجَنُ سَنَةً لأَنَّهُ أَمْسَكَهُ وَلاَ يَكُونُ عَلَيْهِ الْقَتْلُ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ فِي الرَّجُلِ يَقْتُلُ الرَّجُلَ عَمْدًا أَوْ يَفْقَأُ عَيْنَهُ عَمْدًا فَيُقْتَلُ الْقَاتِلُ أَوْ تُفْقَأُ عَيْنُ الْفَاقِئِ

Bize Yahya anlattı; Mâlik'ten; ona ulaştığına göre Mervân b. el-Hakem, Muâviye b. Ebî Süfyân'a, Kendisine, adam öldürmüş sarhoş bir kişinin getirildiğini belirten bir yazı yazdı. Muâviye ona: "Onu, (öldürdüğü) adama karşılık öldür" diye yazdı. Yahya dedi ki: Mâlik şöyle dedi: "Allah Tebâreke ve Teâlâ'nın: {Hüre karşılık hür, köleye karşılık köle} (Bakara, 178) âyetinin tefsiri hakkında işittiğim en güzel görüş şudur: Bunlar erkeklerdir. {Dişiye karşılık dişi} (Bakara, 178). Erkekler arasında kısas olduğu gibi kadınlar arasında da kısas vardır. Hür erkeğe karşılık hür erkek öldürüldüğü gibi, hür kadına karşılık hür kadın öldürülür. Köleye karşılık köle öldürüldüğü gibi, cariyeye karşılık cariye öldürülür. Erkekler arasında kısas olduğu gibi kadınlar arasında da kısas vardır. Ayrıca erkekler ve kadınlar arasında da kısas vardır. Zira Allah Tebâreke ve Teâlâ Kitabında: {Tevrat'ta onlara şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş (karşılıktır). Yaralar da kısastır.} (Mâide, 45) buyurmuştur. Allah Tebâreke ve Teâlâ cana can (olduğunu) zikretmiştir. Dolayısıyla hür kadının canı, hür erkeğin canına; onun (kadının) yarası, onun (erkeğin) yarasına (karşılık)tır." Mâlik, bir adamı (başka) bir adam için tutup, o da (diğeri) onu vurup oracıkta ölürse (hükmü hakkında) dedi ki: "Eğer onu, diğerinin öldürmek istediğini görerek (bilerek) tuttuysa, ikisi de o (öldürülen adam)a karşılık öldürülür. Eğer onu, sadece insanların (birbirine) vurduğu gibi vurmak istediğini görerek (zannederek) tuttu ve (diğerinin) onu öldürmeye kastettiğini görmediyse (düşünmediyse); bu durumda katil öldürülür, tutan kişi ise en ağır şekilde cezalandırılır ve onu tuttuğu için bir yıl hapsedilir; ancak ona öldürme (cezası) uygulanmaz." Mâlik, bir adamı kasten öldüren veya kasten gözünü çıkaran kişi hakkında dedi ki: "Katil öldürülür veya (gözü) çıkaranın gözü çıkarılır..."