1600. Hadis
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ قَطَنِ بْنِ وَهْبِ بْنِ عُمَيْرِ بْنِ الأَجْدَعِ، أَنْ يُحَنَّسَ، مَوْلَى الزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، كَانَ جَالِسًا عِنْدَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ فِي الْفِتْنَةِ فَأَتَتْهُ مَوْلاَةٌ لَهُ تُسَلِّمُ عَلَيْهِ فَقَالَتْ إِنِّي أَرَدْتُ الْخُرُوجَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ اشْتَدَّ عَلَيْنَا الزَّمَانُ . فَقَالَ لَهَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ اقْعُدِي لُكَعُ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ يَصْبِرُ عَلَى لأْوَائِهَا وَشِدَّتِهَا أَحَدٌ إِلاَّ كُنْتُ لَهُ شَفِيعًا أَوْ شَهِيدًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
Bize Yahya anlattı; Mâlik'ten; Katan b. Vehb b. Umeyr b. el-Ecda'dan; Zübeyr b. el-Avvâm'ın azatlısı Yuhannes ona haber verdiğine göre, O, fitne zamanında Abdullah b. Ömer'in yanında oturuyordu. Kendisine ait bir cariye (veya azatlı) geldi, ona selam verdi ve: "Ey Ebû Abdurrahman! Ben çıkıp gitmek (Medine'den ayrılmak) istedim; zaman (şartlar) bize ağır geldi" dedi. Abdullah b. Ömer ona: "Otur (yerinde kal) ey şaşkın! Çünkü ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Kim onun (Medine'nin) darlığına ve şiddetine sabrederse, kıyamet günü ben ona şefaatçi veya şahit olurum."