1704. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ قَالَ سَمِعْتُ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، يَقُولُ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ فَقَالَ لَهُ إِنَّ لِي يَتِيمًا وَلَهُ إِبِلٌ أَفَأَشْرَبُ مِنْ لَبَنِ إِبِلِهِ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ إِنْ كُنْتَ تَبْغِي ضَالَّةَ إِبِلِهِ وَتَهْنَأُ جَرْبَاهَا وَتَلُطُّ حَوْضَهَا وَتَسْقِيهَا يَوْمَ وِرْدِهَا فَاشْرَبْ غَيْرَ مُضِرٍّ بِنَسْلٍ وَلاَ نَاهِكٍ فِي الْحَلْبِ .
Ve bana Mâlik'ten; Yahya b. Said'den anlattı ki; o, Kasım b. Muhammed'i şöyle derken işitmiş: “Bir adam Abdullah b. Abbas'a geldi ve: ‘Benim yanımda bir yetim var, onun da develeri var. Develerinin sütünden içebilir miyim?’ diye sordu. İbn Abbas dedi ki: ‘Eğer kaybolan devesini arıyor, uyuz olanı tedavi ediyor, havuzunu onarıyor ve su nöbeti gününde onları suluyorsan; yavrularına zarar vermemek ve sağımda aşırı gitmemek şartıyla iç(ebilirsin).’”