Cuma Kitabı

Malik b. Enes · Muvatta Malik (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

232. Hadis

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي النَّضْرِ، مَوْلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ مَالِكِ بْنِ أَبِي عَامِرٍ، أَنَّ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ، كَانَ يَقُولُ فِي خُطْبَتِهِ قَلَّمَا يَدَعُ ذَلِكَ إِذَا خَطَبَ إِذَا قَامَ الإِمَامُ يَخْطُبُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَاسْتَمِعُوا وَأَنْصِتُوا فَإِنَّ لِلْمُنْصِتِ الَّذِي لاَ يَسْمَعُ مِنَ الْحَظِّ مِثْلَ مَا لِلْمُنْصِتِ السَّامِعِ فَإِذَا قَامَتِ الصَّلاَةُ فَاعْدِلُوا الصُّفُوفَ وَحَاذُوا بِالْمَنَاكِبِ فَإِنَّ اعْتِدَالَ الصُّفُوفِ مِنْ تَمَامِ الصَّلاَةِ ‏.‏ ثُمَّ لاَ يُكَبِّرُ حَتَّى يَأْتِيَهُ رِجَالٌ قَدْ وَكَّلَهُمْ بِتَسْوِيَةِ الصُّفُوفِ فَيُخْبِرُونَهُ أَنْ قَدِ اسْتَوَتْ فَيُكَبِّرُ ‏.‏

Ve bana Mâlik'ten anlattı; Ömer b. Ubeydullah'ın azatlısı Ebu'n-Nadr'dan; Mâlik b. Ebi Âmir'den; Osman b. Affan'ın hutbesinde şöyle dediğini -ki hutbe okuduğunda bunu söylemeyi çok az terk ederdi-: “Cuma günü imam hutbe okumaya kalktığında dinleyin ve susun. Çünkü (hutbeyi) duymadığı halde susan için, (hutbeyi) duyup da susan kadar nasip vardır. Namaz başladığında safları düzeltin ve omuzları hizalayın. Çünkü safların düzgün olması namazın tamamındandır.” Sonra safların düzeltilmesi için görevlendirdiği adamlar gelip ona safların düzgünleştiğini haber verinceye kadar tekbir getirmezdi. (Haber gelince) tekbir getirirdi.