335. Hadis
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ قَالَ لِسَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ مَا أَشَدَّ مَا رَأَيْتَ أَبَاكَ أَخَّرَ الْمَغْرِبَ فِي السَّفَرِ فَقَالَ سَالِمٌ غَرَبَتِ الشَّمْسُ وَنَحْنُ بِذَاتِ الْجَيْشِ فَصَلَّى الْمَغْرِبَ بِالْعَقِيقِ .
Ve bana Mâlik'ten; Yahya b. Said'in Sâlim b. Abdullah'a: “Yolculukta baban (Abdullah b. Ömer)'ın akşam namazını en fazla ne kadar geciktirdiğini gördün?” diye sorduğu, Sâlim'in de şöyle dediği rivayet edildi: “Güneş biz Zâtü'l-Ceyş'te iken battı, akşam namazını ise Akik'te kıldı.”