647. Hadis
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، قَالَ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا صَالِحٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي الْجَمَاعَةِ تُضَعَّفُ عَلَى صَلاَتِهِ فِي بَيْتِهِ وَفِي سُوقِهِ خَمْسًا وَعِشْرِينَ ضِعْفًا، وَذَلِكَ أَنَّهُ إِذَا تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ، ثُمَّ خَرَجَ إِلَى الْمَسْجِدِ لاَ يُخْرِجُهُ إِلاَّ الصَّلاَةُ، لَمْ يَخْطُ خَطْوَةً إِلاَّ رُفِعَتْ لَهُ بِهَا دَرَجَةٌ، وَحُطَّ عَنْهُ بِهَا خَطِيئَةٌ، فَإِذَا صَلَّى لَمْ تَزَلِ الْمَلاَئِكَةُ تُصَلِّي عَلَيْهِ مَا دَامَ فِي مُصَلاَّهُ اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَيْهِ، اللَّهُمَّ ارْحَمْهُ. وَلاَ يَزَالُ أَحَدُكُمْ فِي صَلاَةٍ مَا انْتَظَرَ الصَّلاَةَ ".
Mûsâ b. İsmâil bize tahdis etti, dedi ki: Abdülvâhid bize tahdis etti, dedi ki: el-A’meş bize tahdis etti, dedi ki: Ebû Sâlih’ten işittim; o da Ebû Hüreyre’nin (r.a.) şöyle dediğini işitmiş: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kişinin cemaatle kıldığı namaz; evinde veya çarşısında kıldığı namazdan yirmi beş kat (dı’fen) daha fazla sevaptır. Şöyle ki; o kimse abdest alıp abdestini güzelce yapar, sonra sadece namaz kılmak amacıyla mescide çıkarsa; attığı her adımda kendisi için bir derece yükseltilir ve ondan bir günahı silinir. Namaz kıldıktan sonra da namaz kıldığı yerde kaldığı sürece, melekler: ‘Allah’ım, ona salât et (bereket ver), Allah’ım ona merhamet et’ diye dua etmeye devam ederler. Biriniz namazı beklediği sürece namazda sayılır.”