720. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ سُمَىٍّ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " الشُّهَدَاءُ الْغَرِقُ وَالْمَطْعُونُ وَالْمَبْطُونُ وَالْهَدْمُ ". وَقَالَ " وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي التَّهْجِيرِ لاَسْتَبَقُوا {إِلَيْهِ} وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي الْعَتَمَةِ وَالصُّبْحِ لأَتَوْهُمَا وَلَوْ حَبْوًا، وَلَوْ يَعْلَمُونَ مَا فِي الصَّفِّ الْمُقَدَّمِ لاَسْتَهَمُوا ".
Ebû Asım bize tahdis etti; Mâlik’ten, o Sümeyy’den, o Ebû Salih’ten, o da Ebû Hüreyre’den [naklen] dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şehitler [şunlardır]: Boğulan, tâun hastalığına yakalanan, karın hastalığından ölen (mebtûn) ve yıkık altında kalan.” Ve [yine] şöyle buyurdu: “Eğer namaza erken gitmekte (tehcîr) ne [kadar sevap] olduğunu bilselerdi onun için yarışırlardı. Eğer yatsı (ateme) ve sabah namazlarında ne [kadar sevap] olduğunu bilselerdi emekleyerek de olsa onlara gelirlerdi. Eğer ilk safta ne [kadar sevap] olduğunu bilselerdi, [bunun için] kura çekerlerdi.”