Ezan Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

839. Hadis

حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي مَحْمُودُ بْنُ الرَّبِيعِ،، وَزَعَمَ، أَنَّهُ عَقَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعَقَلَ مَجَّةً مَجَّهَا مِنْ دَلْوٍ كَانَ فِي دَارِهِمْ‏.‏ قَالَ سَمِعْتُ عِتْبَانَ بْنَ مَالِكٍ الأَنْصَارِيَّ، ثُمَّ أَحَدَ بَنِي سَالِمٍ قَالَ كُنْتُ أُصَلِّي لِقَوْمِي بَنِي سَالِمٍ، فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ إِنِّي أَنْكَرْتُ بَصَرِي، وَإِنَّ السُّيُولَ تَحُولُ بَيْنِي وَبَيْنَ مَسْجِدِ قَوْمِي، فَلَوَدِدْتُ أَنَّكَ جِئْتَ فَصَلَّيْتَ فِي بَيْتِي مَكَانًا، حَتَّى أَتَّخِذَهُ مَسْجِدًا فَقَالَ ‏"‏ أَفْعَلُ إِنْ شَاءَ اللَّهُ ‏"‏‏.‏ فَغَدَا عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبُو بَكْرٍ مَعَهُ بَعْدَ مَا اشْتَدَّ النَّهَارُ، فَاسْتَأْذَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَأَذِنْتُ لَهُ، فَلَمْ يَجْلِسْ حَتَّى قَالَ ‏"‏ أَيْنَ تُحِبُّ أَنْ أُصَلِّيَ مِنْ بَيْتِكَ ‏"‏‏.‏ فَأَشَارَ إِلَيْهِ مِنَ الْمَكَانِ الَّذِي أَحَبَّ أَنْ يُصَلِّيَ فِيهِ، فَقَامَ فَصَفَفْنَا خَلْفَهُ ثُمَّ سَلَّمَ، وَسَلَّمْنَا حِينَ سَلَّمَ‏.‏

Abdan bize tahdis etti, dedi ki: Abdullah bize haber verdi, dedi ki: Ma’mer bize haber verdi; Zührî’den, dedi ki: Mahmûd b. er-Rabî bana haber verdi. Ve [Mahmûd], Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’i ve [Resûlullah’ın] evlerindeki bir kovadan [ağzına alıp] püskürttüğü suyu hatırladığını iddia etti [söyledi]. Dedi ki: Ensâr’dan ve Benî Sâlim’den [biri] olan Itbân b. Mâlik’i işittim. Dedi ki: “Ben kavmim Benî Sâlim’e namaz kıldırıyordum. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e geldim ve dedim ki: ‘Gözüm[ün nuru] bozuldu. Seller benimle kavmimin mescidi arasına giriyor [ulaşımı engelliyor]. Evimde bir yerde namaz kılmanı çok isterim; ta ki orayı mescit edineyim.’ [Resûlullah]: ‘İnşaallah yaparım’ buyurdu. Gündüzün sıcaklığı artınca [kuşluk vakti], Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ve onunla beraber Ebû Bekir bana geldiler. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem izin istedi, ona izin verdim. ‘Evinden nerede namaz kılmamı seversin?’ deyinceye kadar oturmadı. [Itbân] namaz kılmasını sevdiği yeri ona işaret etti. [Nebi] kalktı, biz de arkasında saf olduk. Sonra selam verdi; o selam verince biz de selam verdik.”