861. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّهُ قَالَ أَقْبَلْتُ رَاكِبًا عَلَى حِمَارٍ أَتَانٍ وَأَنَا يَوْمَئِذٍ قَدْ نَاهَزْتُ الاِحْتِلاَمَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ بِمِنًى إِلَى غَيْرِ جِدَارٍ، فَمَرَرْتُ بَيْنَ يَدَىْ بَعْضِ الصَّفِّ، فَنَزَلْتُ وَأَرْسَلْتُ الأَتَانَ تَرْتَعُ وَدَخَلْتُ فِي الصَّفِّ، فَلَمْ يُنْكِرْ ذَلِكَ عَلَىَّ أَحَدٌ.
Abdullah b. Mesleme bize tahdis etti; Mâlik’ten, o İbn Şihâb’dan, o Ubeydullah b. Abdullah b. Utbe’den, o da İbn Abbas’tan (r.anhuma) [naklen] ki, o şöyle dedi: “Ben bir dişi eşeğin üzerinde giderken [gelirken] —ki o günlerde ihtilam olmaya yaklaşmıştım— Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Mina’da insanlara bir duvar olmaksızın [veya duvara doğru olmadan] namaz kıldırıyordu. Safın bir kısmının önünden geçtim, indim ve eşeği otlaması için saldım; sonra safa girdim. Kimse bana bunu inkâr etmedi [ayıplamadı].”