21. Hadis
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " ثَلاَثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ حَلاَوَةَ الإِيمَانِ مَنْ كَانَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِوَاهُمَا، وَمَنْ أَحَبَّ عَبْدًا لاَ يُحِبُّهُ إِلاَّ لِلَّهِ، وَمَنْ يَكْرَهُ أَنْ يَعُودَ فِي الْكُفْرِ بَعْدَ إِذْ أَنْقَذَهُ اللَّهُ، كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُلْقَى فِي النَّارِ ".
Süleyman b. Harb bize tahdis etti, dedi ki: Şu'be bize tahdis etti; Katade'den; [o] Enes radıyallahu anh'tan; [o da] Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'den; [o] şöyle buyurmuştur: “Üç şey vardır ki bunlar kimde bulunursa imanın tadını alır: Allah ve Resulü'nün ona başkalarından daha sevgili olması, bir kulu sevdiğinde ancak Allah için sevmesi ve Allah onu kurtardıktan sonra küfre dönmekten, ateşe atılmaktan tiksindiği gibi tiksinmesi.”