41. Hadis
قَالَ مَالِكٌ أَخْبَرَنِي زَيْدُ بْنُ أَسْلَمَ، أَنَّ عَطَاءَ بْنَ يَسَارٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا أَسْلَمَ الْعَبْدُ فَحَسُنَ إِسْلاَمُهُ يُكَفِّرُ اللَّهُ عَنْهُ كُلَّ سَيِّئَةٍ كَانَ زَلَفَهَا، وَكَانَ بَعْدَ ذَلِكَ الْقِصَاصُ، الْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا إِلَى سَبْعِمِائَةِ ضِعْفٍ، وَالسَّيِّئَةُ بِمِثْلِهَا إِلاَّ أَنْ يَتَجَاوَزَ اللَّهُ عَنْهَا ".
Malik dedi ki: Zeyd b. Eslem bana haber verdi ki; Ata b. Yesar ona haber vermiş; [ona da] Ebu Said el-Hudri haber vermiş; o, Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işitmiştir: “Kul Müslüman olur da Müslümanlığı güzel olursa, Allah onun daha önce işlediği (geçip gitmiş) her kötülüğü örter (bağışlar). Bundan sonra artık kısas vardır: İyilik on katından yedi yüz katına kadardır. Kötülük ise misliyledir; ancak Allah ondan vazgeçerse (bağışlarsa) o başka.”