1316. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ الْخُدْرِيَّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا وُضِعَتِ الْجِنَازَةُ فَاحْتَمَلَهَا الرِّجَالُ عَلَى أَعْنَاقِهِمْ، فَإِنْ كَانَتْ صَالِحَةً قَالَتْ قَدِّمُونِي. وَإِنْ كَانَتْ غَيْرَ صَالِحَةٍ قَالَتْ لأَهْلِهَا يَا وَيْلَهَا أَيْنَ يَذْهَبُونَ بِهَا يَسْمَعُ صَوْتَهَا كُلُّ شَىْءٍ إِلاَّ الإِنْسَانَ، وَلَوْ سَمِعَ الإِنْسَانُ لَصَعِقَ ".
Abdullah b. Yûsuf bize tahdis etti, Leys bize tahdis etti, Saîd bize tahdis etti; babasından [naklen]; Ebû Saîd el-Hudrî radıyallâhu anh’dan [şunu] işitti ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyururdu: “Cenaze [tabuta] konulup da erkekler onu omuzlarına aldıkları zaman; eğer o [ölü] salih bir kimse ise: ‘Beni [bir an evvel] ileri götürün (kaddimûnî)!’ der. Eğer salih olmayan biriyse ailesine: ‘Vah bana (yâ-veylehâ)! Onu (bu cenazeyi) nereye götürüyorlar?’ [diyerek feryat eder]. Onun bu sesini insandan başka her şey işitir; eğer insan bunu işitseydi, [dehşetinden] bayılıp düşerdi (saika olurdu).”