1347. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا لَيْثُ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَجْمَعُ بَيْنَ الرَّجُلَيْنِ مِنْ قَتْلَى أُحُدٍ فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ ثُمَّ يَقُولُ " أَيُّهُمْ أَكْثَرُ أَخْذًا لِلْقُرْآنِ ". فَإِذَا أُشِيرَ لَهُ إِلَى أَحَدِهِمَا قَدَّمَهُ فِي اللَّحْدِ وَقَالَ " أَنَا شَهِيدٌ عَلَى هَؤُلاَءِ ". وَأَمَرَ بِدَفْنِهِمْ بِدِمَائِهِمْ، وَلَمْ يُصَلِّ عَلَيْهِمْ وَلَمْ يُغَسِّلْهُمْ. وَأَخْبَرَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ لِقَتْلَى أُحُدٍ " أَىُّ هَؤُلاَءِ أَكْثَرُ أَخْذًا لِلْقُرْآنِ ". فَإِذَا أُشِيرَ لَهُ إِلَى رَجُلٍ قَدَّمَهُ فِي اللَّحْدِ قَبْلَ صَاحِبِهِ. وَقَالَ جَابِرٌ فَكُفِّنَ أَبِي وَعَمِّي فِي نَمِرَةٍ وَاحِدَةٍ. وَقَالَ سُلَيْمَانُ بْنُ كَثِيرٍ حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ، حَدَّثَنَا مَنْ، سَمِعَ جَابِرًا ـ رضى الله عنه.
İbn Mukātil bize tahdis etti, Abdullah bize haber verdi, Leys b. Sa’d bize haber verdi; İbn Şihâb bana Abdurrahman b. Ka’b b. Mâlik’ten, o da Câbir b. Abdullah radıyallâhu anhumâ’dan [naklen] tahdis etti; o [şöyle] dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem, Uhud şehitlerinden ikişer kişiyi aynı kumaşın içinde bir araya getiriyor, sonra: “Bunların hangisi Kur’an’ı daha çok hıfzetmişti (almıştı)?” diye soruyordu. Onlardan birine işaret edildiğinde, onu lahitte [diğerinin önüne/kıble tarafına] koyuyor ve: “Ben bunlara [kıyamet gününde] şahidim” buyuruyordu. Onların kanlarıyla [yıkanmadan] gömülmelerini emretti; üzerlerine cenaze namazı kılınmadı ve onlar yıkanmadılar. —Evzâî’den, o Zührî’den, o da Câbir b. Abdullah radıyallâhu anhumâ’dan [naklen]: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Uhud şehitleri için: “Bunların hangisi Kur’an’ı daha çok hıfzetmişti?” diyordu. Kendisine bir adam işaret edildiğinde, onu lahitte arkadaşının önüne koyuyordu. Câbir [devamla] şöyle dedi: Babam [Abdullah b. Amr] ve amcam [Amr b. el-Cemûh] bir tek nemire (çizgili kumaş/elbise) içinde kefenlendiler. —Süleyman b. Kesîr [şöyle] dedi: Zührî bana; Câbir radıyallâhu anh’tan [bizzat] işiten kimseden [bu hadisi] tahdis etti—.