1349. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَوْشَبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " حَرَّمَ اللَّهُ مَكَّةَ، فَلَمْ تَحِلَّ لأَحَدٍ قَبْلِي وَلاَ لأَحَدٍ بَعْدِي، أُحِلَّتْ لِي سَاعَةً مِنْ نَهَارٍ، لاَ يُخْتَلَى خَلاَهَا، وَلاَ يُعْضَدُ شَجَرُهَا، وَلاَ يُنَفَّرُ صَيْدُهَا، وَلاَ تُلْتَقَطُ لُقَطَتُهَا إِلاَّ لِمُعَرِّفٍ ". فَقَالَ الْعَبَّاسُ ـ رضى الله عنه ـ إِلاَّ الإِذْخِرَ لِصَاغَتِنَا وَقُبُورِنَا. فَقَالَ " إِلاَّ الإِذْخِرَ ". وَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " لِقُبُورِنَا وَبُيُوتِنَا ". وَقَالَ أَبَانُ بْنُ صَالِحٍ عَنِ الْحَسَنِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ. وَقَالَ مُجَاهِدٌ عَنْ طَاوُسٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ لِقَيْنِهِمْ وَبُيُوتِهِمْ.
Muhammed b. Abdullah b. Havşeb bize tahdis etti, Abdülvehhâb bize tahdis etti, Hâlid bize tahdis etti; İkrime’den, o İbn Abbas radıyallâhu anhumâ’dan, o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklen] buyurdu ki: “Allah Mekke’yi haram (dokunulmaz) kılmıştır. O ne benden öncekilere ne de benden sonrakilere helal kılınmıştır. Mekke [fethi sırasında] günün sadece belli bir vaktinde benim için helal kılınmıştır. Oranın taze otu (halâ) koparılmaz, ağacı (şecer) kesilmez, av hayvanı (sayd) ürkütülmez ve [orada] düşürülmüş bir şey (lukata) ancak [sahibine ulaştırmak için] ilan edecek olanlar tarafından alınabilir.” Bunun üzerine Abbas radıyallâhu anh: “Ey Allah’ın Resulü! İzhir otu hariç tutulsun; [zira o bizim] kuyumcularımız (sâğa) ve kabirlerimiz içindir!” dedi. [Nebi de]: “İzhir otu hariç!” buyurdu. Ebû Hüreyre radıyallâhu anh da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [naklen]: “Kabirlerimiz ve evlerimiz için” [şeklinde] nakletmiştir. Abân b. Sâlih, el-Hasen b. Müslim’den, o Safiyye bint Şeybe’den [naklen]: “Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den bunun bir benzerini işittim” demiştir. Mücâhid ise Tâvûs’tan, o da İbn Abbas radıyallâhu anhumâ’dan [naklen]: “Demirci sanatkârları (kayn/leyin) ve evleri için” [şeklinde] rivayet etmiştir.