1455. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، حَدَّثَنِي ثُمَامَةُ، أَنَّ أَنَسًا ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ ـ رضى الله عنه ـ كَتَبَ لَهُ {الصَّدَقَةَ} الَّتِي أَمَرَ اللَّهُ رَسُولَهُ صلى الله عليه وسلم " وَلاَ يُخْرَجُ فِي الصَّدَقَةِ هَرِمَةٌ، وَلاَ ذَاتُ عَوَارٍ، وَلاَ تَيْسٌ، إِلاَّ مَا شَاءَ الْمُصَدِّقُ ".
Muhammed b. Abdullah bize tahdis etti, [şöyle] dedi: Babam bana tahdis etti, [şöyle] dedi: Sümâme bana tahdis etti; Enes radıyallâhu anh ona tahdis ederek, Ebû Bekir radıyallâhu anh’ın kendisine Allah’ın Resûlü’ne sallallâhu aleyhi ve sellem emrettiği {zekât hükümlerini} yazdığını [söylemiştir. Mektupta şu hüküm vardı]: “Zekât olarak yaşlı (herime), kusurlu/ayıplı (zâtü avâr) hayvan ve teke (erkek keçi/koyun) çıkarılmaz (verilmez). Ancak zekât memurunun (maslahat gereği) dilediği (kabul ettiği durumlar) hariçtir.”