1537. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ كَانَ ابْنُ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ يَدَّهِنُ بِالزَّيْتِ. فَذَكَرْتُهُ لإِبْرَاهِيمَ قَالَ مَا تَصْنَعُ بِقَوْلِهِ حَدَّثَنِي الأَسْوَدُ عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ الطِّيبِ فِي مَفَارِقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُحْرِمٌ.
Muhammed b. Yûsuf bize tahdis etti, Süfyân bize tahdis etti; Mansûr’dan, o Saîd b. Cübeyr’den [naklen] dedi ki: İbn Ömer radıyallâhu anhumâ (ihrama girerken koku olmayan) zeytinyağı sürünürdü. Ben bunu İbrahim’e (en-Nehaî) zikrettim. Dedi ki: “Onun (İbn Ömer’in) sözünü ne yapacaksın? Esved bana Âişe’den radıyallâhu anhâ [naklen] tahdis etti, o şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ihramlı iken, saç ayırma yerlerindeki (mefârik) kokunun pırıltısına (vebîs) bakıyor gibiyim.”