1542. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَجُلاً، قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ مِنَ الثِّيَابِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَلْبَسُ الْقُمُصَ وَلاَ الْعَمَائِمَ وَلاَ السَّرَاوِيلاَتِ وَلاَ الْبَرَانِسَ وَلاَ الْخِفَافَ، إِلاَّ أَحَدٌ لاَ يَجِدُ نَعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسْ خُفَّيْنِ، وَلْيَقْطَعْهُمَا أَسْفَلَ مِنَ الْكَعْبَيْنِ، وَلاَ تَلْبَسُوا مِنَ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ الزَّعْفَرَانُ أَوْ وَرْسٌ ".
Abdullah b. Yûsuf bize tahdis etti, Mâlik bize haber verdi; Nâfi’den, o Abdullah b. Ömer’den radıyallâhu anhumâ [naklen] şöyle anlattı: Bir adam: “Ey Allah’ın Resulü! İhramlı kimse elbise olarak ne giyer?” dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Gömlekleri (kamîsleri), sarıkları, pantolonları (şalvarları), bornozları (berânis) ve mestleri (hıfâf/deri çorapları) giymez. Ancak kim ayakkabı (nalın) bulamazsa o takdirde mestleri giysin ve onları iki topuğun aşağısından kessin. Ve sakın za’feran (safran) veya vers (sarı boya otu) değmiş olan hiçbir elbiseyi giymeyin.”