Hac Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1545. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي كُرَيْبٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ انْطَلَقَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِنَ الْمَدِينَةِ، بَعْدَ مَا تَرَجَّلَ وَادَّهَنَ وَلَبِسَ إِزَارَهُ وَرِدَاءَهُ، هُوَ وَأَصْحَابُهُ، فَلَمْ يَنْهَ عَنْ شَىْءٍ مِنَ الأَرْدِيَةِ وَالأُزْرِ تُلْبَسُ إِلاَّ الْمُزَعْفَرَةَ الَّتِي تَرْدَعُ عَلَى الْجِلْدِ، فَأَصْبَحَ بِذِي الْحُلَيْفَةِ، رَكِبَ رَاحِلَتَهُ حَتَّى اسْتَوَى عَلَى الْبَيْدَاءِ، أَهَلَّ هُوَ وَأَصْحَابُهُ وَقَلَّدَ بَدَنَتَهُ، وَذَلِكَ لِخَمْسٍ بَقِينَ مِنْ ذِي الْقَعْدَةِ، فَقَدِمَ مَكَّةَ لأَرْبَعِ لَيَالٍ خَلَوْنَ مِنْ ذِي الْحَجَّةِ، فَطَافَ بِالْبَيْتِ وَسَعَى بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، وَلَمْ يَحِلَّ مِنْ أَجْلِ بُدْنِهِ لأَنَّهُ قَلَّدَهَا، ثُمَّ نَزَلَ بِأَعْلَى مَكَّةَ عِنْدَ الْحَجُونِ، وَهْوَ مُهِلٌّ بِالْحَجِّ، وَلَمْ يَقْرَبِ الْكَعْبَةَ بَعْدَ طَوَافِهِ بِهَا حَتَّى رَجَعَ مِنْ عَرَفَةَ، وَأَمَرَ أَصْحَابَهُ أَنْ يَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ، ثُمَّ يُقَصِّرُوا مِنْ رُءُوسِهِمْ ثُمَّ يَحِلُّوا، وَذَلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ مَعَهُ بَدَنَةٌ قَلَّدَهَا، وَمَنْ كَانَتْ مَعَهُ امْرَأَتُهُ فَهِيَ لَهُ حَلاَلٌ، وَالطِّيبُ وَالثِّيَابُ‏.‏

Muhammed b. Ebî Bekr el-Mukaddemî bize tahdis etti, Fudayl b. Süleyman bize tahdis etti, dedi ki: Mûsâ b. Ukbe bana tahdis etti, dedi ki: Küreyb bana haber verdi; Abdullah b. Abbâs’tan radıyallâhu anhumâ [naklen]; o şöyle dedi: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, saçını tarayıp (teraccül) yağlandıktan, izârını ve ridasını giydikten sonra Medine’den yola çıktı. O ve ashabı (yola koyuldular). [Nebi], cilde renk bırakan (terdeu) safranlı (elbiseler) hariç, ridalardan ve izârlardan giyilen hiçbir şeyi yasaklamadı. Zülhuleyfe’de sabahladı, bineğine bindi, nihayet Beydâ’ya yükselince o ve ashabı telbiye getirdiler (ihrama girdiler). Ve kurbanlık devesine gerdanlık taktı (kallede). Bu, Zilkade’den beş (gün) kala idi. Zilhicce’nin dördü geçince de Mekke’ye vardı. Beyt’i tavaf etti, Safa ile Merve arasında sa’y yaptı. Kurbanlık devesi yanında olduğu (ve) ona gerdanlık taktığı için ihramdan çıkmadı (helal olmadı). Sonra Mekke’nin üst tarafında Hacûn mevkiinde konakladı. O (halen) hac için ihramlı idi. Tavafından sonra Arafat’tan dönünceye kadar Kâbe’ye yaklaşmadı. Ashabına ise; Beyt’i ve Safa ile Merve arasını tavaf (sa’y) etmelerini, sonra başlarını (saçlarını) kısaltıp ihramdan çıkmalarını emretti. Bu (emir), yanında gerdanlık takılmış kurbanlık devesi olmayanlar içindi. Yanında eşi olan kimseye o helal oldu; koku ve elbiseler de (helal oldu).