1553. Hadis
وَقَالَ أَبُو مَعْمَرٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ كَانَ ابْنُ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ إِذَا صَلَّى بِالْغَدَاةِ بِذِي الْحُلَيْفَةِ أَمَرَ بِرَاحِلَتِهِ فَرُحِلَتْ ثُمَّ رَكِبَ، فَإِذَا اسْتَوَتْ بِهِ اسْتَقْبَلَ الْقِبْلَةَ قَائِمًا، ثُمَّ يُلَبِّي حَتَّى يَبْلُغَ الْمَحْرَمَ، ثُمَّ يُمْسِكُ حَتَّى إِذَا جَاءَ ذَا طُوًى بَاتَ بِهِ حَتَّى يُصْبِحَ، فَإِذَا صَلَّى الْغَدَاةَ اغْتَسَلَ، وَزَعَمَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَعَلَ ذَلِكَ. تَابَعَهُ إِسْمَاعِيلُ عَنْ أَيُّوبَ فِي الْغَسْلِ.
Ve Ebû Ma’mer dedi ki: Abdülvâris bize tahdis etti, Eyyûb bize tahdis etti; Nâfi’den, [o şöyle] dedi: İbn Ömer radıyallâhu anhumâ, Zülhuleyfe’de sabah namazını kıldığı zaman bineğinin (hazırlanmasını) emreder ve binek semerlenirdi. Sonra binerdi; (binek) onunla birlikte doğruluverince, (binek) ayakta iken kıbleye yönelirdi. Sonra Harem’e (Mahrem’e?) varıncaya kadar telbiye getirirdi. Sonra (telbiyeyi) tutar (keser?), nihayet Zû Tuvâ’ya gelince orada sabaha kadar gecelerdi. Sabah namazını kılınca guslederdi (yıkanırdı). Ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in de böyle yaptığını iddia ederdi. —İsmail, gusül konusunda ona (Eyyûb’a) mutâbaat etmiştir.—