1682. Hadis
حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصِ بْنِ غِيَاثٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ حَدَّثَنِي عُمَارَةُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ مَا رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى صَلاَةً بِغَيْرِ مِيقَاتِهَا إِلاَّ صَلاَتَيْنِ جَمَعَ بَيْنَ الْمَغْرِبِ وَالْعِشَاءِ، وَصَلَّى الْفَجْرَ قَبْلَ مِيقَاتِهَا.
Ömer b. Hafs b. Gıyâs bize tahdis etti, babam bize tahdis etti, A’meş bize tahdis etti, (şöyle) dedi: Umâre bana tahdis etti; Abdurrahman’dan, o da Abdullah (b. Mes’ûd)’dan radıyallâhu anh [naklen]; şöyle dedi: Ben Nebi’yi sallallâhu aleyhi ve sellem hiçbir namazı vaktinin dışında kılarken görmedim; ancak iki namaz müstesna: Akşam ile yatsıyı birleştirdi (cem etti) ve sabah namazını vaktinden (adet edindiği vakitten) önce kıldı.