1747. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ رَمَى عَبْدُ اللَّهِ مِنْ بَطْنِ الْوَادِي، فَقُلْتُ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ، إِنَّ نَاسًا يَرْمُونَهَا مِنْ فَوْقِهَا، فَقَالَ وَالَّذِي لاَ إِلَهَ غَيْرُهُ هَذَا مَقَامُ الَّذِي أُنْزِلَتْ عَلَيْهِ سُورَةُ الْبَقَرَةِ صلى الله عليه وسلم. وَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْوَلِيدِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ بِهَذَا.
Muhammed b. Kesîr bize tahdis etti, Süfyân bize haber verdi; A’meş’ten, o İbrahim’den, o da Abdurrahman b. Yezîd’den [naklen]; dedi ki: Abdullah (b. Mes’ûd), (cemreyi) vadinin içinden (aşağısından) attı. Ben: “Ey Ebû Abdurrahman! İnsanlar onu yukarısından atıyorlar” dedim. (Bunun üzerine) şöyle dedi: “Kendisinden başka ilah olmayana yemin olsun ki; burası, üzerine Bakara Sûresi’nin indirildiği Zat’ın sallallâhu aleyhi ve sellem makamıdır (durduğu yerdir).” Abdullah b. el-Velîd dedi ki: Bize Süfyân tahdis etti, bize A’meş bu hadisi tahdis etti.