1749. Hadis
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا الْحَكَمُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، أَنَّهُ حَجَّ مَعَ ابْنِ مَسْعُودٍ ـ رضى الله عنه ـ فَرَآهُ يَرْمِي الْجَمْرَةَ الْكُبْرَى بِسَبْعِ حَصَيَاتٍ، فَجَعَلَ الْبَيْتَ عَنْ يَسَارِهِ، وَمِنًى عَنْ يَمِينِهِ، ثُمَّ قَالَ هَذَا مَقَامُ الَّذِي أُنْزِلَتْ عَلَيْهِ سُورَةُ الْبَقَرَةِ.
Âdem bize tahdis etti, Şu’be bize tahdis etti, el-Hakem bize tahdis etti; İbrahim’den, o da Abdurrahman b. Yezîd’den [naklen] ki; o, İbn Mes’ûd radıyallâhu anh ile birlikte hac yaptı. Onu (İbn Mes’ûd’u) en büyük cemreye (Cemre-i Akabe’ye) yedi taş atarken gördü. (İbn Mes’ûd) Beyt’i (Kâbe’yi) soluna, Mina’yı ise sağına aldı. Sonra da: “Burası, üzerine Bakara Sûresi’nin indirildiği Zat’ın [sallallâhu aleyhi ve sellem] makamıdır” dedi.