Hac Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

1771. Hadis

حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ حَاضَتْ صَفِيَّةُ لَيْلَةَ النَّفْرِ، فَقَالَتْ مَا أُرَانِي إِلاَّ حَابِسَتَكُمْ‏.‏ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ عَقْرَى حَلْقَى أَطَافَتْ يَوْمَ النَّحْرِ ‏"‏‏.‏ قِيلَ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَانْفِرِي ‏"‏‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ وَزَادَنِي مُحَمَّدٌ حَدَّثَنَا مُحَاضِرٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لاَ نَذْكُرُ إِلاَّ الْحَجَّ، فَلَمَّا قَدِمْنَا أَمَرَنَا أَنْ نَحِلَّ، فَلَمَّا كَانَتْ لَيْلَةُ النَّفْرِ حَاضَتْ صَفِيَّةُ بِنْتُ حُيَىٍّ، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ حَلْقَى عَقْرَى، مَا أُرَاهَا إِلاَّ حَابِسَتَكُمْ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ كُنْتِ طُفْتِ يَوْمَ النَّحْرِ ‏"‏‏.‏ قَالَتْ نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَانْفِرِي ‏"‏‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ‏.‏ إِنِّي لَمْ أَكُنْ حَلَلْتُ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَاعْتَمِرِي مِنَ التَّنْعِيمِ ‏"‏‏.‏ فَخَرَجَ مَعَهَا أَخُوهَا، فَلَقِينَاهُ مُدَّلِجًا‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ مَوْعِدُكِ مَكَانَ كَذَا وَكَذَا ‏"‏‏.‏

Ömer b. Hafs bize tahdis etti, babam bize tahdis etti, el-A’meş bize tahdis etti; İbrahim bana tahdis etti; el-Esved’den, o da Âişe’den radıyallâhu anhâ [naklen]; şöyle dedi: Safiyye Nefr (ayrılış) gecesi hayız oldu. (Safiyye): “Görüyorum ki ben sizi haps edeceğim (yolumuzdan alıkoyacağım)” dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: “Akrâ halkâ (başı kazınası/vay hayret)! (Nahr günü ifâza) tavafı yapmış mıydı?” buyurdu. “(Evet) yapmıştı” denildi. (Nebi): “Öyleyse yola çık (ayrıl)” buyurdu. Ebû Abdullâh [el-Buhârî] şöyle dedi: Muhammed [b. Selâm] bana (şu ziyadeyi) ekledi (haber verdi): Muhâzır bize tahdis etti, el-A’meş bize tahdis etti; İbrahim’den, o el-Esved’den, o da Âişe’den radıyallâhu anhâ [naklen]; şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile birlikte (yola) çıktık; sadece haccı zikrediyorduk (niyet etmiştik). (Mekke’ye) geldiğimiz zaman (Nebi) bize (Umre yaparak) ihramdan çıkmamızı emretti. Nefr gecesi olunca Safiyye bint Huyay hayız oldu. Bunun üzerine Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: “Halkâ akrâ! Görüyorum ki o (Safiyye) sizi haps edecek” buyurdu. Sonra (Safiyye’ye): “Nahr günü tavaf etmiş miydin?” buyurdu. (Safiyye): “Evet” dedi. (Nebi): “Öyleyse yola çık” buyurdu. Ben (Âişe): “Ey Allah’ın Resûlü! Şüphesiz ben (Umre yapıp) ihramdan çıkmamıştım (haccımı tamamlayıp tamamen helal olmamıştım)” dedim. (Nebi): “Öyleyse Ten’im’den umre yap (ihrama gir)” buyurdu. Kardeşi [Abdurrahman] onunla birlikte çıktı. Sonra (umreyi tamamlayıp gelirken) O’na (Nebi’ye) gece vakti yol alırken (iddicâ hâlinde) rastladık. (Nebi): “Seninle buluşma yerimiz şurası ve şurasıdır” buyurdu.