1791. Hadis
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ جَرِيرٍ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي أَوْفَى، قَالَ اعْتَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاعْتَمَرْنَا مَعَهُ فَلَمَّا دَخَلَ مَكَّةَ طَافَ وَطُفْنَا مَعَهُ، وَأَتَى الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ وَأَتَيْنَاهَا مَعَهُ، وَكُنَّا نَسْتُرُهُ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ أَنْ يَرْمِيَهُ أَحَدٌ. فَقَالَ لَهُ صَاحِبٌ لِي أَكَانَ دَخَلَ الْكَعْبَةَ قَالَ لاَ. قَالَ فَحَدِّثْنَا مَا، قَالَ لِخَدِيجَةَ. قَالَ " بَشِّرُوا خَدِيجَةَ بِبَيْتٍ فِي الْجَنَّةِ مِنْ قَصَبٍ لاَ صَخَبَ فِيهِ وَلاَ نَصَبَ ".
İshak b. İbrahim bize [nakletti]; Cerîr’den, o İsmail’den, o da Abdullah b. Ebû Evfâ’dan radıyallâhu anhumâ [naklen]; şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem umre yaptı, biz de O’nunla birlikte umre yaptık. Mekke’ye girince O (Tavaf) yaptı, biz de O’nunla birlikte yaptık. Safâ ve Merve’ye geldi, biz de O’nunla birlikte oraya geldik. Mekke halkından [müşriklerden] birinin O’na [bir şey] atmasına (zarar vermesine) karşı O’nu siper alıp koruyorduk. Benim bir arkadaşım ona [Abdullah’a]: “(Nebi o sırada) Kâbe’ye girmiş miydi?” diye sordu. O: “Hayır” dedi. (Arkadaşım): “Peki Hatice radıyallâhu anhâ hakkında (Nebi’den işittiğin) ne varsa bize tahdis et [anlat]” dedi. (Abdullah) şöyle dedi: “[Resûlullah şöyle buyurdu]: Hatice’yi, cennette [içinde] gürültü ve yorgunluk bulunmayan inciden (oyulmuş) bir evle müjdeleyin.”