İlim Kitabı

El-Buhari · Sahih-i Buhari (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

96. Hadis

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ يُوسُفَ بْنِ مَاهَكَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ تَخَلَّفَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ سَافَرْنَاهُ فَأَدْرَكَنَا وَقَدْ أَرْهَقْنَا الصَّلاَةَ صَلاَةَ الْعَصْرِ وَنَحْنُ نَتَوَضَّأُ، فَجَعَلْنَا نَمْسَحُ عَلَى أَرْجُلِنَا، فَنَادَى بِأَعْلَى صَوْتِهِ ‏ "‏ وَيْلٌ لِلأَعْقَابِ مِنَ النَّارِ ‏"‏‏.‏ مَرَّتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا‏.‏

Müsedded bize tahdis etti, dedi ki: Ebu Avane bize tahdis etti; Ebu Bişr'den; [o] Yusuf b. Mahek'ten; [o] Abdullah b. Amr'dan; [o] dedi ki: Yaptığımız bir yolculukta Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem bizden geride kaldı. Sonra bize yetişti. O sırada ikindi namazı bizi sıkıştırmıştı (vakti daralmıştı) ve biz abdest alıyorduk. Ayaklarımızı [aceleyle] meshetmeye (üzerinden su geçirmeye) başladık. Bunun üzerine en yüksek sesiyle şöyle nida etti: “Ateşten [yanacak olan] topukların vay haline!” [Bunu] iki veya üç kere [tekrarladı].